Orijinalini görmek için tıklayınız : Diabet - Şeker Hastalığı
Diabet - Şeker Hastalığı
Diabet, diğer adıyla şeker hastalığı, sık görülür ve ciddî sonuçlara yol açar.Pankreasın ürettiği insülinin yetersizliği veya etkisizliğinden kaynaklanır. İnsülin olmayınca, besinlerle aldığımız şeker ve diğer besin unsurları, ihtiyaç duyan hücrelere giremez. Böylelikle, hücreler şekersizlik çekerken, kanda şeker normal değerlerin üstüne çıkar. Kanda şekerin çok artması, zehir etkisi yaratır ve vücudun tüm hücrelerini tahrip eder.
Şeker ve İnsülin
Vücut, sürekli olarak kanda bir miktar şekere (glukoza) ihtiyaç duyar. İnsülin kan dolaşımındaki glukozu hücrelere taşımakla görevlidir. İnsülin pankreas tarafından üretilen bir hormondur.
Hücrelerdeki glukoz, günlük yaşamımızı devam ettirmeyi sağlayacak enerji kaynağıdır.
Diyabet nedir Nasıl meydana gelir
Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun(şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankraeas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enrjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen "kapılar" vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun "anahtar" varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz "kapısının" açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin( hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir.
ŞEKER HASTALARINA KÜÇÜK ÖNERİLER:
Haftada 1 kez sabah akşam şekerinizi ölçün,kayıt tutun ve bu kayıtları kontrol anında doktorunuza gösterin Kilonuzu kontrol altında tutun,ideal kilonuzu koruyun Günlük düzenli yürüyüşler yapın. Öğün atlamayın,diyetisyeninizin veya doktorunuzun yemeyi önermediği hiçbir şeyi yemeyin,ısrarlara kulak asmayın. İçeriğinde fruktoz,sakkaroz veya şeker olan hiçbir ürünü satın almayın,tüketmeyin. Gerektiğnde değişiklik yapabilmek için besin gruplarını iyi öğrenin. Tatlandırıcılarla yaptığınız yiyeceklerle kendinizi ödüllendirin. Halk arasında diyabete iyi geliyor diye önerilen tatlı yiyeceklerden uzak durun.
DİYABETLE BARIŞIK YAŞAMAK
Diyabetin bazı erken belirtileri vardır. Kan şekeri yüksek olan kişilerde yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, sık idrara çıkma. susama, yara ve berelerin uzun zamanda iyileşmesi gibi belirtiler vardır. Eğer ailenizde şeker hastası varsa bu hastalığa yakalanma riskiniz daha fazladır. bu belirtilerle doktorunuza başvurduğunuz taktirde doktorunuz kan şekerinizin de belirlenmesini isteyecektir.
Diyabetliysem ne yapmam gerekiyor? eğer diyabetliyseniz hayatınızın bundan sonraki döneminde kendinizi çok iyi kontrol altında tutmanız gerekecektir. Diyabetle barışık yaşamanın yolu kendinize dikkat etmekten geçer. Kan şekeri düzeylerinizi ortalama aralıklarda tutarak olabildiğince normal yaşam sürdürmeyi hedeflemelisiniz. Bu hedefe ulaşmanın en iyi yolu diyet uygulamak ve egzersiz yapmaktır.
Şeker Diyabet kontrol ve takibi
Diyabet kandaki glukoz konsantrasyonunun normalden yüksek olması ile kendini belli eden bir metabolizma hastalığıdır. Bunun nedenini anlayabilmek için vücudumuzun gerekli enerjiyi nasıl sağladığını bilmemiz gerekir. Her yemekte nişasta veya şeker alarak karbonhidrat tüketiriz. Sindirim sırasında karbonhidratlar glukoz ve diğer elemanlarına dönüşür ve bağırsaklardan emilerek kan dolaşımına katılır. Hücreler kan dolaşımı ile gelen glukozu alarak enerjiye dönüştürürler.Ancak glukozun hüçre içine girmesi için bir hormona ihtiyaç vardır. İşte bu hormon insülindir. Yemeklerden sonra kandaki glukoz düzeyi artar. İnsülin hormonu sayesinde glukoz hüçre içine alınır ve enerjiye çevrilir. Böylece kanda glukoz seviyesi düşer. Eğer insülin hormonu hiç üretilmiyorsa veya gerekenden az üretiliyorsa ya da glukozun hücre içine girmesini sağlamıyorsa kanda glukoz (kan şekeri ) düzeyi artar. Bu durumda şeker hastalığı ortaya çıkar.
Diabetin bazı erken belirtileri vardır. Kan şekeri yüksek olan kişilerde başlangçta yorgunluk, halsizlik,iştahsızlık, sık idrara çıkma, susama yara ve berelerin uzun zamanda iyileşmesi gibi belirtiler vardır. Eğer ailenizde şeker hastası olan varsa bu hastalığa yakalanma riskiniz daha fazladır. Bu belirtilerle doktorunuza başvurduğunuz taktirde doktorunuz kan şekerinizin de belirlenmesini isteyecektir.
Eğer diyabetliyseniz hayatınızın bundan sonraki döneminde kendinizi çok iyi kontrol altında tutmanız gerekecektir. Diabetle barışık yaşamanın yolu kendinize dikkat etmekten geçer. Kan şekeri düzeylerinizi ortalama aralıklarda tutarak olabildiğince normal yaşam sürdürmeyi hedeflemelisiniz. Bu hedefe ulaşmanızın en iyi yolu diyet uygulamak ve egzersiz yapmaktır.
Şeker hastası olduktan sonraki gelişen zaman içinde sürekli yüksek düzeylerde seyreden kan şekerine bağlı olarak kompilasyonlar gelişebilir. Komplikasyonlar önce gözleri, böbrekleri, sinirleri ve kardiyovasküler sistemi etkiler. Bunlardan kaçınmak için ya da mümkün olduğunca erken fark edebilmek için şeker hastasının kendisini özenle izlemesi gerekir. Günümüzde kan şekerinin kontrolü için uygulaması çok kolay yöntemler vardır.
Kan şekeri düzeyinizi kendiniz izlerseniz hastalığınızı kontrol altında tutmanız kolaylaşacaktır. Tüm yapacağınız parmağınızdan bir damla kan alarak testinizi yapmaktır. Bu gün Türkiye'de Bu işlevi yapan bir çok şeker ölçme cihazı mevcuttur.
Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Diyabet Federasyonu şeker hastalarının hangi sıklıkta şeker düzeylerinin ölçüleceğini bir bildiriyle sunmuşlardır.
Yoğun tedavi gören hastalar için ; Her yemekten önce ve yatmadan önce şeker düzeyinizi ölçmeniz gerekir.
Diyabetli tüm hastalar için ; Günde 2 defa ama çeşitlendirerek farklı zamanlarda ölçebilirsiniz.
Diyet ile kontrol edilen hastalarda ; Günde bir kez kan şekerinizi mutlaka ölçmelisiniz.
Ağızdan İlaç kullanan hastalar için ; Her gün kahvaltıdan önce ve kahvaltıdan 2 saat sonra olmak üzere günde 2 defa kan şekerinizi ölçebilirsiniz. Hedefiniz kan şekerinizi 24 saat boyunca istenilen seviyelerde tutmaktır. Her gün belirli aralıklarda ölçülen şeker sonuçlarınızı kaydederek doktorunuza bildirmeniz gerekir. Böylece doktorunuz ve siz bu bilgiler ışığında en iyi tedavi yöntemini ve programını ayarlayabilirsiniz.
Başka yapılabilecekler
Kan şekerinizi ölçebildiğiniz gibi idrar şekerinizi de ölçebilirsiniz. Normalde idrarda şeker çıkmaz. Ancak kanınızdaki şeker miktarı çok yükselirse, bunun bir kısmı idrara çıkar. İdrar şekerinize bakmak son derece kolay bir işlem olmasına rağmen kan şekerinizi tam olarak saptamaz.
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]
Diabet
(Şeker Hastalığı)
Önleme Programı
(Gözde diabet tahribatının başlangıç evresi-
Osaka Medical College Opthalmic Library)
Diabet, diğer adıyla şeker hastalığı, sık görülür ve ciddî sonuçlara yol açar.
Pankreasın ürettiği insülinin yetersizliği veya etkisizliğinden kaynaklanır. İnsülin olmayınca, besinlerle aldığımız şeker ve diğer besin unsurları, ihtiyaç duyan hücrelere giremez. Böylelikle, hücreler şekersizlik çekerken, kanda şeker normal değerlerin üstüne çıkar. Kanda şekerin çok artması, “zehir” etkisi yaratır ve vücudun tüm hücrelerini tahrip eder.
YAVAŞ AMA KESİN TAHRİBAT
Bu tahribat, çok yavaş ama “kararlı”dır. Yavaşlık, “düzeltme fırsatı” açısından iyidir. Ama kötü yanı, şeker hastalarında şekerin önemli bir zararının olmadığı hissini yaratması ve hastalıkları konusundaki vurdumduymazlıklarını artırmasıdır. Oysa şeker, “azimli bir düşman” gibi, vücudu içten içe, sessizce çürütür. Bu çürüme hem yaşam kalitesini bozar, hem ömrü kısaltır.
Tahribatın etkilemediği organ yok gibidir. Ama en büyük tahribat, damarlarda olur. Erişkinlerdeki görme kaybının başlıca nedeni şekerdir. Ayrıca katarakta ve glokom dediğimiz göz tansiyonuna da yol açar. Böbrek yetmezliği ve üreminin en önemli nedenlerinden biridir. Şeker hastaları, koroner kalp hastalığına ve felce 2-4 kat daha fazla yakalanırlar. Gangren yüzünden ayak-bacak kesilmesine neden olabilir. İsteksizlik, sertleşmeme gibi cinsel işlev bozukluklarıyla karşımıza çıkabilir. Sinir tahribatı yüzünden his kusurları, mide-barsak sorunları gelişir. Pek çok cilt hastalığına çanak tutar.
ŞÜKÜR Kİ, TEDAVİSİ VAR
Bir yüz yıl önce şeker hastalığına yakalansaydınız, tıp dünyası henüz insülinden haberdar olmadığı için, saydığımız tahribat karşısında pek bir şey yapamayacaktınız. Ama diabet artık tedavi edilebiliyor. Ağızdan alınan ilaçlar var, insülin var ve nasıl bir yaşam biçimi değişikliğinin hastalığı önleyebileceğini ve iyileştirebileceğini biliyoruz.
Yine de, titiz bir yaklaşımla, tedavinin tüm gereklerinin yerine getirilmesi bile tahribatın sıfırlanmasını sağlayamamaktadır. Ne yazık ki, ağızdan alınan ilaçlar mükemmel değildir. İnsülinle ise, vücudun ihtiyaca göre salgılamasını yeteri mükemmelikle taklit edememekteyiz.
İyi haber: Şeker önlenebilir bir hastalıktır
Ama, şeker hastalığına “yatkın” biriyseniz ya da “gizli şeker” iniz varsa, hastalığın ortaya çıkmasını önleyebilirsiniz. Son zamanlarda bu konuda pek çok çalışma yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bunlardan birinin özetini sitemizde bulabilirsiniz. ([Linkleri görmek için üye olmalısınız...])
Kimler şeker hastalığına daha yatkın?
Belki bunu cevaplamadan önce, şeker hastalığının 2 tipinin olduğunu hatırlatmalıyız. Tip 1 dediğimiz, “genç tipi” şeker hastalığı 10-14 yaş civarında ortaya çıkar. Tip 2 dediğimiz “erişkin tipi” şeker hastalığı ise genellikle 40 yaşın üstünde görülür. Erişkin tipi şeker hastalığı, tüm şeker hastalarının yaklaşık %90’ını oluşturur. Biz, bundan böyle, “şeker hastalığı” derken, aksini belirtmedikçe erişkin tipi şeker hastalığını kastedeceğiz.
Bazı kişiler şeker hastalığına daha yatkın. “Risk faktörü” dediğimiz özellikleri taşıyanlar diabete daha çok yakalanıyorlar:
Bunlardan ilki, ailede ve kan yakınlarımızda şeker hastalarının bulunması.
İkincisi kilo fazlalığı ve şişmanlık. BKİ’niz 25’ten ne kadar fazlaysa, o kadar risk altındasınız. (Dilerseniz, BKİ’nizi sitemizden öğrenebilirsiniz). ([Linkleri görmek için üye olmalısınız...])
Kilo kadar önemli bir başka faktör de, yağın vücutta daha çok nerede toplandığı. Kilo normal bile olsa, bel çevresi 102 cm’i aşan erkekler ve 88 cm’yi aşan kadınlar çok riskliler. Bel çevresi 94 cm’yi aşan erkeklerle, 80 cm’yi aşan kadınlar ise dikkat etmek zorundalar.
Ne kadar hareketsizseniz o kadar risk altındasınız.
Yüksek tansiyonlularda ve kolesterol sorunu olanlarda; gebeliğinde şeker sorunu (gestasyonel diabet) yaşayanlarda şeker hastalığı daha çok görülüyor.
Son risk faktörü de yaş. Yaş arttıkça risk artıyor. Fakat çağımızda şeker hastalığı salgın denilecek oranlarda arttı, bu da hastalığa yakalanma yaşını epey aşağılara çekti.
Bu risk faktörlerinden ne kadar fazlasına sahipseniz, sizin için tehlike o derece büyük. Yukarıda saydıklarımızdan biri, hele birden fazlası sizin için geçerliyse şimdi söyleyeceklerimizi daha bir dikkatle okumalısınız.
Gizli şeker on yıl kadar sürüyor
Şeker hastalığına yatkınlığı olan, yani az önce sıraladığımız risk faktörlerini taşıyanların bazısı şeker hastası olurken bazılarında hastalık çıkmamaktadır. Ama, işin ilginç yanı, hastalığa yakalananlarda hastalık, yıllarca sessiz seyretmektedir. Kişi şeker hastası olduğu halde hiçbir şikâyeti olmamaktadır. Bu sessiz dönem on yıl kadar sürmektedir.
Allahtan, bu sessiz dönemde şeker hastalığını (bundan böyle gizli şeker diyelim) bazı tahlillerle ortaya koymak mümkün.
Bunlardan üç tanesi önemli. İlki ve en kolayı, kan şekerine açken bakmak. (Açlık Kan Şekeri) Sonuç şayet 110-125 arası ise gizli, 126 ve üstü ise açık şeker hastası sayılabilirsiniz.
İkincisi, “şeker yükleme testi” dediğimiz bir testle, tokken kan şekerine bakmak. 2 saatlık bu test sırasında, şekeriniz 140-199 arasında değerlere sahipse gizli, 200 ve üstü ise açık şeker hastalığınız var demektir.
Daha az yaygın bir başka testte, özellikle “insülin direnci”ni erken yakalamak için, açlık insülinine bakılmaktadır. İlk dönemlerde, insülin düzeyi yüksek çıkacaktır.
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...] şeker hastalığının, açık şeker hastalığı haline geçisini önlemek mümkün
Bu yazının en mutlulukla yazdığım kısmı burası: Gizli şeker hastalığının açık şeker hastalığı haline geçişini önlemek mümkündür. Yukarıda belirttiğimiz gibi konuyla ilgili, tamamlanmış ve yürütülmekte olan pek çok çalışma bulunmaktadır.
Bu çalışmalarda, kilo kontrolü, daha sağlıklı beslenme ve daha hareketlilik yönünde yaşam biçimi değişikliği sayesinde, çalışmaya katılanların beşte üçünde şeker hastalığı önlenebilmiştir. Bazı ilaçlar, yaşam biçimi değişikliği kadar olmasa da, önlemede yarar sağlayabiliyor. Kaldı ki, yaşam biçimi değişikliği ile ilaç desteğini birlikte gerçekleştirmek mümkündür.
dr. pozitif, önleme çabalarınızda yanınızda
İç hastalıkları uzmanı, beslenme uzmanı, egzersiz uzmanı ve klinik psikologdan oluşan drpozitif ekibi,
Şeker hastalığına yatkınlığınızın değerlendirilmesi,
Gizli şekere yönelik testlerin yaptırtılması,
Genel olarak sağlığınızın değerlendirilmesi,
Sağlıklı beslenme rehberliği,
Hareketliliğin artırılması ve egzersiz rehberliği,
Stresle başetme ve sorun çözme yetkinliğinin artırılması çalışmalarıyla şeker hastalığını önleme çabanızda size destek olur.
Yaşama sevinciyle taçlanmış, daha sağlıklı, daha uzun, daha mutlu bir yaşam dileğiyle...
Çocuk diyabeti (şeker hastalığı)
Çocuk diyabeti yaşam boyu tedavi gerektirir.
Bir diyabetik çocuğun etkin takip ve tedavisinin aylık gideri bir işçinin asgari ücretinden fazladır. Bu hastalığın erken tanınması, iyi tedavi ve takibi bu konuda hastanın, ailesinin ve toplumun eğitilmesi bir halk sağlığı sorunudur.
Yeni Yılda Diyabetli Çocukların Sağlığı İçin Ailelere 10 Öneri
Hazırlayan:Prof. Dr. Şükrü Hatun
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Endokrinoloji ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı
1- Çocuğunuza her gün sarılın
Çocuklar yaşamlarının erken döneminden itibaren kişisel değer duygusu ile gelişirler. Onlar bu duyguyu anne ve babalarından alırlar. Çocuklarınızın ne demek istediğine kulak verin. Onlara sevildiklerini ve güvende olduklarını hissettirin . Bireyselliklerini destekleyin; onlara özel olduklarını ve takdir edildiklerini belirten sözler söyleyin. Çocuğunuza her gün sarılın. Unutmayın ki iyi diyabet kontrolü sevgiyle başlar ve mutluluk kan şekerini düşürür.
2- Çocuğunuzun durumunu onunla birlikte gözden geçirin
Yeni yıla başlarken yaşadıklarınızı ve öğrendiklerinizi çocuğunuzla birlikte değerlendirin. Geçen yıl kaç kez kontrole gittiğinizi, son bir yıldaki kan şekeri kontrol durumunu, kaç kez ve hangi derecede kan şekeri düşüklüğü yaşadığınızı ve bunların nedenlerini, göz ve böbrek kontrollerinin sonuçlarını, günlük yaşamdaki zorlukları, bu yıla ait beklentileri çocuğunuzla birlikte gözden geçiriniz. Yeni karşılaştığınız sorunları, vardığınız sonuçları ve aldığınız kararları diyabet takip defterinin arkasına yazıp, ilk fırsatta doktorunuzla tartışınız.
3- Geçen yıldaki kan şekeri kontrol durumunu iyimser bir bakışla yorumlayınız
Bugüne kadar yapılan çalışmalar, diyabetlilerin uzun dönemdeki sağlığını etkileyen en önemli faktörün kan şekeri yüksekliğinin derecesi ve süresi olduğunu göstermiştir. Çocuğunuzun üç aylık kan şekeri ortalamasını gösteren HbA1C düzeyi % 10 veya üzerinde ise, bunu önemli bir sorun olarak kabul edin ve en kısa zamanda hekiminizle bir plan yapın.
4- Çocuğunuzun gelişmesine ve davranışlarındaki değişiklikleri dikkat gösterin
Çocukların sürekli değişen bir bedenleri ve ruhsal dünyaları vardır. Ergenlik, çocuktaki gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir. Ergenlik yıllarının yaşamın en çalkantılı yılları olduğunu unutmayın. Bir çok araştırma, ergenlik döneminde diyabet bakımının aksadığını ve kan şekeri kontrolünün kötüleştiğini göstermektedir. Ergenlik dönemine giren çocuklarda diyabet tedavisinin gözden geçirilmesi gereklidir. Ergenlik belirtileri başlayan çocuğunuza daha hoşgörülü davranın ve en kısa zamanda tedavi planında değişiklik ihtiyacı olup olmadığını hekiminizle tartışın.
5- Egzersizi çocuğunuzun günlük yaşamının bir parçası haline getiriniz
Egzersiz herkes için gereklidir, fakat diyabetliler için daha çok gereklidir. Çünkü egzersiz, şekerin daha çok kullanılmasını sağlayarak kan şekerini düşürür, insülin reseptörlerinin sayısını artırarak insülinin etkisini kolaylaştırır, kötü kolesterolü düşürüp, iyi kolesterolü artırarak kalp hastalığı riskini azaltır. Düzenli egzersiz ile kan şekeri dengesini korumak kolaylaşır. Bu nedenle yeni yılda çocuğunuzun seveceği bir spor aktivitesini düzenli olarak yapmasını sağlayınız.
6- Kan şekeri düşüklüğüne daha çok önem veriniz
Diyabet tedavisi sırasında kan şekeri düşüklüğü kaçınılmazdır. Hiç kan şekeri düşüklüğü yaşamayan diyabetliler, genellikle kan şekerleri yüksek seyreden diyabetlilerdir. Bununla birlikte son yıllarda sık geçirilen hafif ve orta dereceli kan şekeri düşüklüklerinin ileride kan şekeri düşüklüğünü hissetmemeye neden olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle çocuğunuzu gece güvenli bir kan şekeri değeri (> 120 mg/dl) ile yatırınız ve kan şekeri düşüklüklerini önlemek için yapılması gerekenleri tekrar gözden geçiriniz. Evinizde glukagon bulunup bulunmadığını sürekli kontrol ediniz.
7- Çocuğunuzda Diyabet Bakım Bilinci Gelişmesi için çaba gösteriniz
Diyabetle yaşamayı bir arabayla seyahat etmeye benzetirsek ya diyabet arabasında şöför olunması gerekiyor ya da başkasının kullandığı arabada bir yolcu. Biz diyabetli çocukların diyabet direksiyonunun başında olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Diyabetlilerin bu şekilde davranmaları ve kendi kendine bakım için gerekli bilgileri öğrenmeleri diyabet bakım bilinci olarak isimlendiriliyor. Çocuğunuzda diyabet bakım bilincinin gelişmesi için ilk günden itibaren diyabet tedavisine çocuğunuzun katkıda bulunmasını sağlayan bir yöntem kullanınız ve yaptığınız her şeyi onunla paylaşarak yapmaya özen gösteriniz.
8- Çocuğunuzun beslenmesinde kan şekerini daha yavaş yükselten besinlere daha fazla yer veriniz
Glisemik indeks, besinlerin, şekerle göreceli olarak karşılaştırıldığında kan şekerini yükseltme derecesini ifade eder. Şekerin glisemik indeksi 100 olarak kabul edilir ve besinlere buna göre puan verilir. Düşük puanlı yiyecekler kan şekerini daha yavaş yükseltirler. Diyabetli çocukların düşük glisemik indeksli beslenmesinin kan şekeri dengesini kolaylaştırdığını gösteren çalışmalar vardır. Besinlerin glisemik indekslerini öğrenmek için beslenme uzmanınızla görüşünüz.
9- Çocuğunuzu bu yıl bir eğitim kampına katılmasını sağlayınız
Diyabetli çocuklar için düzenlenen kamplar, çocukların deneyimlerini karşılaştırmalarını sağlar ve onların yalnızlık hislerini azaltır, değişik fiziksel ve sosyal aktiviteler ile kendi yeteneklerine güvenlerini artırır, kendi kendine diyabet bakımı konusunda çocukları daha güvenli, sorumlu ve becerikli hale getirir, onların kaygılarını azaltır ve gelecek konusunda daha pozitif olmalarını sağlar. Bu nedenle çocuğunuz 10 yaş ve üzerinde ise bu yıl mutlaka diyabetli çocuklar için düzenlenen kamplardan birisine katılmasını sağlayın.
10- Diyabet tedavisindeki yenilikleri izleyiniz ve iyimser olunuz
Yaşam devam ediyor ve bilim adamları diyabetli çocukları insülin enjeksiyonlarından kurtaracak tedavi yöntemleri için çalışıyor. Bazen araştırmaların sonuçları abartılı ifadelerle medyada da yer alıyor. Bugünden yarına gerçekleşmeyecek olsa da günümüzde iyimser olmamıza yetecek miktarda ilerleme sağlandığını söyleyebiliriz. Ülkemizde yeni kullanılmaya başlanan çok kısa etkili insülin ve pompa tedavisi gibi yöntemlerin çocuğunuz için gerekli olup olmadığını hekiminizle tartışınız. Diyabet tedavisiyle ilgili deneyimlerinizi ve sorunlarınızı diğer aileler ile paylaşınız. Bulunduğunuz yerde diyabetli çocuklar için eğitim ve sosyal aktivite düzenlenmesine katkıda bulununuz. Hem kendinize hem de çocuğunuza karşı gerçekçi bir iyimserlikle davranınız.
vBulletin v3.6.4, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.