PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : medya polemik


nightbird
12.04.08, 20:42 PM
GÜNÜN SORUSU
Bu mu adalet?
AKP iktidarı milyon dolarlar kazanan sporculara dünyada benzeri olmayan bir kıyak yaptı.
Mesela, ayda 130 bin YTL maaş alan Milli Takımlar Teknik Direktörü Terim yüzde 5 vergi ödeyecek.
Vergide eşitlik ve adalet önemlidir.
Sormak lâzım, bu imtiyazı çuvalla para kazanan futbolculara “babalar gibi” sunan iktidar, 608 YTL asgari ücret alan vatandaşın 172 lirasını vergi ve sigorta olarak (oran yüzde 39,5) keserken hiç vicdan azabı çekmiyor mu?
* Güngör Mengi/Vatan





++++++





Hayati soru
CHP Genel Başkanı şunu söylüyor:
“Başbakan Erdoğan işine geldiği zaman ABD ile uzlaşabiliyor, anlaşabiliyor. İşine geldiği zaman AB ile uzlaşıp onun istediklerini yapıyor. Bunu yapabilen bir insan, Türkiye Cumhuriyeti’nin değerleriyle niye anlaşamıyor, niye barışamıyor, niye onun temel ilkelerini benimseyemiyor?”
İtiraf edeyim, bu soruyu sormak bugüne kadar aklıma gelmedi.
Oysa öyle çok ince, çok zeká isteyen bir soru değil.
Ama son derece önemli, hayati bir soru.
İşittiğim an, ben de aynı soruyu sormaya başladım:
“Neden?”
Yani AB üyeliği için, kendi tabanından tepki geleceğini bildiği halde 301’inci maddede değişiklik yapmayı göze alan bir siyasetçi, Cumhuriyet’in temel değerleri üzerinde nihai bir barışı sağlayacak tavrı niye benimseyemez?
Tabii bu soru daha gaddarca da sorulabilir.
Türklükle ilgili meseleler, İslam’la ilgili meselelerden daha mı az önemlidir?
Ben böyle bir soruyu sormam.
Çünkü hiçbir insanın bu ikilem içinde kalmasını, bunlardan birini tercih etmek zorunda bırakılmasını içime sindiremem.
Ben sormam ama böyle bir sorunun aklıma gelmesine de mani olamam.
* Ertuğrul Özkök / Hürriyet





++++++


Zaten teslim olduk
Gelelim AB Komisyonu Başkanı Barroso’nun ziyaretine. AKP’nin kapatılmasına ilişkin davayı etkilemek ve AB-Türkiye ilişkilerini rayına oturtmak için geldiği ortada.
Şimdi Barroso’ya dönüp “İçişlerimize karışamazsın, biz egemen bir ulusuz,” demek zor, çünkü AB’ye başvurmakla egemenlik haklarımızdan ödün vermeye hazır olduğumuzu peşinen kabul etmiş bulunuyoruz! Şu ana kadar çıkardığımız uyum yasalarıyla ve ’Aman 301’i değiştirelim’telaşıyla bunu pek güzel de kanıtladık. Ama görülmekte olan bir davaya müdahale etmek ayrı bir şey! Bu müdahaleyi demokrasi ile bağdaştırmak pek mümkün gözükmüyor. ’Demokrasilerde parti kapatılmaz’mı diyor Barroso? Refah Partisi kapatılırken ve kapatma kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından onaylanırken aklınız nerdeydi?
* Türker Alkan / Radikal