PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Başka Ne Bekliyordunuz Ki?


İlker
28.07.08, 16:18 PM
HUKUKEN DEĞİL AMA VİCDANEN DOĞRU KARAR
Önce bir durum tespiti yapalım sonra fikrimizi yazarız
Hukuk, “Bence öyle sence nasıl?” diye sorulacak, “Arda mı oynasın Mevlüt mü?” gibi ipini koparanın istediği yöne çekebileceği bir konu değildir. Her hükmün yazılı olduğu, yorumlardan uzak kanunlarla belirlenmiş bir kurallar bütünüdür hukuk.
Bir şeyin hukuki yani hukuka uygun olup olmadığı da ancak o hukuk sisteminin kanunlarının yazılı olduğu referans kaynaklara bakılarak söylenebilir. Özetle iki gözü ve okuduğunu anlayacak kadar aklı olan bir insan için dünyanın herhangi bir yerinde verilen bir karar için “Bence hukuki, sence?” demek mümkün değildir.
Bir şey ya herkese göre hukukidir ya da hiç kimseye göre değildir.
Anayasa Mahkemesi’nin türban kararına gelince, yüksek yargı organı Anayasa Mahkemesi’nin ne yapıp ne yapamayacağı anayasamızın 148.maddesinde yazıyor: Anayasa Mahkemesi Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.
AKP ve MHP’nin işgüzarlığı ile Türkiye’nin onca sorunu dururken çıkardıkları türban yasası da bir anayasa değişikliğidir. Anayasa Mahkemesi’nin bunu esas bakımından denetleme yetkisi olmadığı anayasada açıkça yazıldığına göre karar hukuki değildir.
Gelelim yoruma,
Anayasa Mahkemesi üyeleri cumhuriyetin temel niteliklerini koruma refleksi ile hareket ettiler. Sonunun nereye gideceği bizzat AKP tarafından muallakta bırakılan türban serbestisinin devlet kurumlarına oradan da ilk ve orta dereceli okullara kadar sızmasının önüne geçecek bir müdahalede bulunmuştur.
Bu karar sürpriz olmadığı gibi bir başka gerçeği daha ortaya çıkmıştır.
Türkiye’de demokrasi denilen kelime laftan ibarettir.
Demokratik bir rejimin temel unsuru olan muhalefet siyasi anlamda o kadar aciz, o kadar siliktir ki hukuki terimle adeta “yok” hükmündedir.
Muhalefetin yokluğunda cumhurbaşkanının da bir AKP’li olmasıyla birlikte iktidarın aldığı oyla demokrasiyi kendi diktatörlüğüne çevirmesine yüksek yargıdan başka engel olabilecek hiç kimse kalmamıştır.
Suçu siyaset kurumunun basiretsizliğinden başka hiçbir yerde aramamalıyız. Suçlu aldığı oya güvenerek 85 yılda binlerce şehit verilerek kurulan bir cumhuriyetin bütün kazanımlarını takiye yaparak, demokrasiyi suiistimal ederek kullanan hükümet ve hiçbir çözüm öneremeyen, ülkeyi sürekli geren, beceriksiz, eski kafalı ve aciz muhalefettir.
Ve hiç merak etmeyin bu adamları bu koltuklara oturtan, oturtmaya da devam edecek olan bizleriz suçlu. Çocuklarını daha kundakta SSK’lı yaparak sahtekarlık öğreten bir zihniyetin başka türlü yönetilmesini beklemek belki hata olurdu ama şunu unutmayın ki “biz” değişmedikçe “siz” değişmedikçe “onlar” da değişmeyecekler.
CANDAŞ TOLGA IŞIK...

hıaxi
02.08.08, 23:18 PM
ama şunu unutmayın ki “biz” değişmedikçe “siz” değişmedikçe “onlar” da değişmeyecekler.
CANDAŞ TOLGA IŞIK......................................evet olay budur sazı eline kim alırsa kendi makamında söylüyor diye dert yanan hükümetten devletten yolsuzluklara son vermesini bekleyen bizler aynı zamanda vergi kaçıran,kaçak elektrik kullanan nerde bi işimiz olsa araya adam(o araya girenlere adam demek mümkünse tabii)koyup adam(!)ı olmayanların hakkını yiyen ,belediyeleri aile şirketine çeviren çocuklarımıza ahlak yerine açıkgözlülüğü öğreten esnafsak kazıklayan dolandıran memursak devleti soyanlarız parlamentoda dürüst adam olmamasının sebebi(yada yeteri kadar olmamasının)parlamentodaki dürüst adam oranının ülkemizdeki dürüst adam oranıyla aynı olması değil mi? şark kurnazlığı o kadar kanımıza işlemiş ki başımızda olanlar az bile !!