PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Folklor Açısından Seymenlik


cacık
04.04.07, 01:10 AM
Şehirleşme toplum yaşantısının her kesiminde olduğu gibi yaşayan gelenekleri de etkilemiştir. İlçe ve köylerde geleneklerin yaşatılmasında az da olsa bir çaba görülmekle birlikte, şehirler de bu alışkanlık iyice azalmıştır. Ankara folklorunda en eski Türk boylarından Oğuzların etkisi büyüktür.
Ankara bölgesinin köylü geleneğinde ve merkezin cumhuriyetten önceki delikanlılarına miras kalmış görenekte (ki bunlar arasında hayatta kalanlar pek azalmıştır.) Yaşamış olan hatıralara göre mahalli ezgilerin kısa hava sayılanları hemen kamilen oyunda yer alabilirler. Yandım şeker, Mor koyun,Misket gibi oyuna da adlarını vermişlerdir.
Ankara folkloru oyun ve türkü olarak iki yönde incelenir. Birincisi: kendi içinde zeybek ve düz oyunu ayrılır. Zeybeğin beş türü vardır. Bunlar: Ankara zeybeği,Seymen zeybeği, Yağcıoğlu zeybeği,Mendil zeybeği ve Karaşar zeybeğidir.

ZEYBEK OYUNLARI
Araştırmalar sonucunda Ankara halk oyunlarını önemli bir bölümünü Zeybek türlerinin oluşturduğu gözlemlenmiştir.Bu oyunlar değişik figürleri ile yiğitliği mertliği simgeler.
Zeybek olgusunu her ne kadar bazıları Ege'ye özgüymüş gibi gösterirse de Eskişehir'in, Konya'nın kaşıklı zeybeği ve Ankara zeybeği, zeybekliğin daha yaygın olduğunu gösterir.
Gerek zeybek adı gerekse oyunu Altaylarda da hala vardır. Bizde esas anlamı cesur ve saldırgandır. Daha önce öne sürülen halk etimolojileri karışık olup şöyledir:
1- Zeybek, zorba veya zubo kelimelerinden bozulmadır.
2- Zeybek, Seymenin bir söyleyiş çeşididir.
3- Zeybek, civanın eş anlamlısı zibak kelimesinden ele avuca sığmayan kişi mecazıyla Türkçeleşmiştir.
4- Zeybek, semağ kelimesinin ze'leşmesiyle meydana gelmiştir.
5- Zeybek kelimesinin aslı Özbek veya Uz Bek'tir.
Çağatay Uluçay (XVII. asırda Saruhan'da eşkıyalık ve halk hareketleri ) eserinde "Sekban ve Sarıcalar daha evvelleri başka başka vazifeler gören askere verilen isimdi. Bu asırda ise paşaların maiyetindeki başı bozuk askere verilen ad olarak kullanıldı. Eskiden Anadolu'da düğünlerde hususi kıyafet ve silahlarla gelini getirenlerede Seymen adı verilir."
Sekban ile seymen'i bir sananlar yalnız bu kitabım yazarı değildir. Sekban Farsça'dır. Seymen ise Türkçe'dir ve Seymenlik başka bir gelenektir. Kökü Kaşgarlı Mahmud'un Divan-ı Lügat'it Türk'ünde bulunur.

A- ANKARA ZEYBEĞİ
Tüm zeybek oyunlarında olduğu gibi her figürü ile yiğitlik ve mertliği anlatan Ankara zeybeği ağır bir zeybek olup bağlama ile oynanır. Kendisine özgü ağır ve tatlı bir melodisi vardır. Üçlü saç ayağı biçiminde oynanılanı daha gösterişlidir.Duruş,kasılış ve poz bu zeybek oyunun görkemini ortaya koyar. Ayaklar açık sağ ayak kırık ve biraz önde başlanan oyunda sağ el silahlıkta durur, ve başparmak bıçak kabzasının yanına sokulur.Oyunun giriş türküsü Hakkı Güner Efe'den derlenmiştir.

B- SEYMEN ZEYBEĞİ
Davul ve zurna ile oynanması nedeniyle yörede oynanan diğer zeybeklerden farklı olan seymen zeybeği iki yada üç kişi ile düğünlerde düzenlenen Seymen alayının önündeki efelerce oynanır. Kılıç ya da teke palası kuşanan efeler oyun boyunca bunları havada savururken naralarda atarlar. Seymen alayından en az üç davul zurna bulunur. En başta bulunan davul zurnanın önünde yaşlı zeybekler onların arkasında daha genç zeybekler yer alır.

C- YAĞCIOĞLU ZEYBEĞİ
Bu zeybek Yağcıoğlu Fehmi Efe'nin babası Yağcıoğlu Ahmet Ağa'ya adanmıştır. Zeybeğin ritim ve ayak oyunları tam bir mertlik ifade eder. Diz vuruşları ve dönüşleri tam bir uyum içinde olur. Bu oyunun özelliği sazın ayakta ve göğüs üzerinde tutularak çalınmasıdır.

D- MENDİL ZEYBEĞİ
Bu zeybek oyunu ağır ve akıcı figürleriyle Ankara zeybeğine benzemektedir.İki kişi tarafından ve bağlamayla oynanan bu zeybeğin en güzel görünüşü çöküşte her iki dizin yere vurulduktan sonra doğrulmasındadır.

E- KARAŞAR ZEYBEĞİ
Zeybek, adını Ankara'nın Beypazarı ilçesine bağlı Karaşar bucağından almıştır. Tütün kaçakçılığının yapıldığı yıllarda bu kaçakçılık işini yörede tanınmış ağalar yaparlardı. Karaşar'da kaçakçılık ile ilgilenen ve halk tarafından sevilip sayılan beş kardeşin bir baskın sonucunda öldürülmesi Karaşar'ı yasa boğmuş, 1885 yılında silahlı çatışmada öldürülen bu beş kardeşe söylenen türküden hareketli, canlı, kıvrak bir zeybek oyunu doğmuştur. Gerek melodisindeki akıcılık gerek oyundaki ayak figürleri ile gösterişli bir oyundur.

DÜZ OYUNLAR
Figürleri bakımından birbirine çok benzeyen oyunlardır. En önemli özellikleri yere eğinilmeyişi ve çökelmeyişidir. Hepsinde geçerli olan kol hareketleri ile ayak oyunları arasında uyum sağlanmasıdır. Bunların dışında her zaman dirsekler omuz hizasında, baş dik,göğüs ilerde tutulur. Bu oyunlar grup olarak ve sazda denilen bağlama eşliğinde oynanır.
Ankara düz oyunlarında bir tatlılık, bir akıcılık vardır. Sazın tatlı, yanık ve kıvrak sesi bazan durulur, bazen de coşar. Figürleri ayak oyunları ile süslenmiştir.Sazdan başka çalgı kullanılmaz.Ankara yöresinin en meşhur oyunu miskettir.

A-MİSKET
Misket,Ankara'nın en çok tanınan türkü ve oyunlarından biri olması yanı sıra ülkemizin de milli oyunu haline gelmiştir. Oyunun kuralları ve kendine has ritimleri herkes tarafından tam bilinmemesine rağmen düğünlerde gruplar halinde oynanmaktadır. Ankara'nın düz oyunlarından biri olan ve mutlaka saz ile çalınarak oynanan misket oyunu esasta üç kişi ile oynanır. Oyunun tertip, stil, ahenk müzik ve güfteleri yönünden aslına uygun ve bozulmadan yeni kuşaklara tanıtılarak öğretilmesine gayret gösterilmektedir.Miskette üç hareket esastır:
1-Duruş: vücut dik,baş ufka bakmakta,göğüs ileride.
2-Yürüyüş: vücut sallanmadan kostak yürünür.
3-Sekiş: yere eğilmeden ayak oyunları yapılarak kol hareketleriyle oyuna ahenk verilir.Oyuna ayak figürleri hakimdir.
Misket Ankara'da yıllarca önce yaşanmış bir aşkı anlatmaktadır. Efe yavuklusunun oyalı beyaz yazması arasında kızaran yanaklarını misket elmasına benzettiğinden ona bu ismi vermiştir. Misketinden ayrı kalan delikanlı hasretini yüreğini kavuran yakan sevgisini bağlamsıyla dile getirir.

B-HÜDAYDA (FİDAYDA)
Hüdayda,ismini eski çağlarda Ankara'da yaşamış Fatma (Hüda) adında güzel bir dilber olan rakkaseden almıştır.Ankara'nın en eski tarihi oyunlarından biri olup miskette olduğu gibi düz oyun türünden biridir.Diğer oyunların aksine yalnızca iki kişiyle oynanır. Oyun için yan yana gelen iki Seymen belinden silahını çekerek önce sağa, sonra sola tekrar sağa sallanarak silahını ateşler ve akabinde ileri hareket edilir. Karşılıklı gidiş geliş ve yan yana sekişlerde oyuna ahenk,estetik ve güzellik verilir.

C- MOR KOYUN
Yine eski Ankara oyunlarından biri olup iki ya da dört kişinin eşleşmesi ile açılıp kapanmaları biçiminde oynanır.

D-SABAHİ
Bağlama eşliğinde oynana bu oyun bu tür oyunların en ağırıdır. Divan türündeki türkü okunurken oyuncular ortada kostak kostak gezinirler. Sağ el silahlıkta sol el ise belde tutulur. Türkü bitince oyuncular oyuna başlar.

E- ÇARŞAMBA
Ankara'nın eski oyunlarından biri olup karşılıklı iki kişi tarafından oynanan çok hareketli bir oyundur. Özelliği karşılıklı geliş gidişlerde kolların sarkıtılarak sallanışlarıdır.

F-KAŞIKLI OYUN
İki eldeki kaşıkların birbirine vurulması ile oynanır.Havasının hafif yerlerinde kaşık durur. Ayak hareketleri olur. Saz hafif çalarken kaşıkların birdenbire duruşu oyunun karakteristik hususiyetini gösterir.

G- SİN SİN
Açıkta gece ateş yakılır. Oyuna katılan herkes ateşin etrafında halka olur. Bir kişi ortaya çıkar. Çalımla ateşin etrafında dolaşmaya başlar.Bu sırada başka biri ileri atılarak onu kovalar ve herhangi bir şekilde meydandan uzaklaşmaya mecbur eder.Bundan sonra başka biri daha ortaya çıkar o da ikinciyi sahadan uzaklaştırmaya çalışır.Oyun böylece devam eder ve biter.

H- SÜRDÜM OYUNU
Düğünlerde kızlar ve erkekler karşı karşıya yer alırlar. Biri kız biri erkek iki kişilik bir oyundur. Göz işareti ile erkek kızı oyuna davet eder.

I- ÇEÇEN OYUNU
Erkek ortaya çıkarak,elleri sarkık bir halde düz ve usullü yürüyüşü ile halka çizmeye başlar.Arkasından kız aynı yürüyüş ile oyuna girer.Erkek çevik hareketle geri döner,oyuncular yüz yüze bir kaç adım uzaklaşıp yakınlaşarak oynarlar.