just like heaven
27.04.07, 14:08 PM
Olay İngiltere'de geçiyor:
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda
ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.
Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın
sağlık birimine ulaştırmışlar.
Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman
yapmışlar, ama "biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup
olmadığını inceleyeceklerini" söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış, "acelesi olduğunu
istemediğin" söylemiş.
Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuş.
Adamcağız da "karım huzur evinde kalıyor her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim, geç kalmak
istemiyorum" demiş."Karınızın, siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz herhalde"
Demiş hemşire.
Adam üzgün bir ifade ile "ne yazık ki karım
Alzheimer hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor" demiş.
Hemşireler hayretle"madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için
koşuşturuyorsunuz" demişler.
Adam buruk bir sesle "ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş.
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda
ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.
Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın
sağlık birimine ulaştırmışlar.
Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman
yapmışlar, ama "biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup
olmadığını inceleyeceklerini" söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış, "acelesi olduğunu
istemediğin" söylemiş.
Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuş.
Adamcağız da "karım huzur evinde kalıyor her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim, geç kalmak
istemiyorum" demiş."Karınızın, siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz herhalde"
Demiş hemşire.
Adam üzgün bir ifade ile "ne yazık ki karım
Alzheimer hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor" demiş.
Hemşireler hayretle"madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için
koşuşturuyorsunuz" demişler.
Adam buruk bir sesle "ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş.