key_20
05.08.07, 14:10 PM
Kış aylarına özgü kol-bacak kırıp burkma hadisesi artık yaz aylarının da korkutucu sağlık problemlerinden birisi oldu. Yaz tatilini ve güneşli havayı fırsat bilip parkta, bahçede, bisiklette, denizde ve havuzlarda şakalaşıp dikkatsiz davrananlar, yaz ayına da rekor kırdırdı. Daha fazla kırılıp incinmemek için bu haberi okuyun.
Kış mevsiminin çocuk ve gençleri yakalayan en önemli sağlık problemlerinden birisi de mevsime bağlı olarak görülen kırık, burkulma ve çıkıklardır. Peki kışa özgü bir problem gibi algılanan bu tür vakaların aslında daha çok yaz mevsiminde görüldüğünü biliyor muydunuz? Op. Dr. Hacı Kutlu, çocuk ve gençleri yaz mevsimine karşı uyararak daha dikkatli olmaları çağrısında bulunuyor. “Yaz ayları, mesleğimde en çok incindiğim aylardır.” diyen Kutlu, yazın bütün çocukların parklarda, kırlarda, havuzlarda, yazlıklarda ve denizde koşup oynadığına dikkat çekerek, bu aylarda riskin kış mevsimine göre daha çok katlandığını söylüyor. “Yaz mevsiminde bisikletten, ağaçtan ve damlardan düşen çocuk ve genç sayısı hayli fazla. Hastaneler kırık kollar ve bacaklardan geçilmiyor. Bazılarında ise ömür boyu sakat bırakacak yaralanmalar oluyor. Haliyle tatil bazen de bir ömür çocuğa, anneye, babaya zehir oluyor” diyor.
Gençler arasında da özellikle halı saha maçları ve sert şakalaşmaların ciddi ve kalıcı eklem rahatsızlıklarına yol açtığını belirten Kutlu, her kemiğin bir dayanma gücü olduğunu ve aşırı zorlanma ya da ani darbelerin kemiğin kırılmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kutlu, bu riskin yaş ilerledikçe kemiğin gevrek bir yapı kazanmasından dolayı daha da arttığı görüşünü dillendiriyor. Türkiye’de polikliniğe başvuran çocuk ve genç yaralanması olgularının % 23,3’ünün futbol, % 17,2 basketbol, % 14,5 voleybol gibi takım sporlarından kaynaklanması bir yana, yaz tatilindeki aşırı serbestlik ve rahatlığın getirdiği durumlar da ciddi sakatlanmalara adeta davetiye çıkarıyor. Opr. Dr. Hacı Kutlu, ortopedi ihtisasına ilk başladığı senenin ilk karında uzman doktorların pencereden kar yağışını sevinçle karşılamalarına bir anlam veremediğini; ancak daha sonra indikleri acil serviste kolunu-bacağını kırmış uzayıp giden hasta kuyruğunu görünce durumun vahametini anladığını anımsatarak, artık yaz aylarının da kış aylarını aratmadığı görüşünde. Erkek ve kız çocuklarda ekleme bağlı yaralanma mekanizmalarının farklı olduğunu belirten Kutlu, kırıktaki belirtilerin ağrı, morarma, çürük, şişlik, şekil bozukluğu ve hareket kısıtlaması olduğunu ve bu durumdaki hastanın kırığın çerce dokulara zarar vermeden desteklenerek doktora götürülmesi gerektiğini belirtiyor.
Peki çıkık ve burkulmalar karşısında neler yapılmalı? Doktor Hacı Kutlu, eklemi oluşturan kemiklerden birinin yerinden ayrılması olarak tanımlanan çıkıkların en çok parmak, omuz, dirsek, kalça, ayak bileği ve çene eklemlerinde görüldüğünü kaydederek bu durumda hastanın hareket etmemesi için desteklenip hastaneye götürülmesi gerektiğini söylüyor. Eklemin normal hareket sınırının ilerisine bükülerek gerilmesi sonucu ligamentlerin zedelenmesi veya yırtılmasıyla oluşan burkulmalar karşısında Kutlu şunları söylüyor: “Burkulmada kol veya bacak hareket ettirilmeden dinlendirilmeli, yükseğe kaldırılıp morarma ve şişkinliği önlemek için o an soğuk uygulama yapılmalıdır. Eğer olay üzerinden birkaç saat geçtiyse şişlik ve morluğu azaltmak için sıcak uygulama yapılabilir.”
Çocuk ve gençlerin yetişkinlere kıyasla vücut kitlelerine göre daha geniş vücut alanına sahip olmasının dış etkenlere karşı açıklık oluşturduğunu ve büyüme bölgeleri travmalara karşı daha hassas olduğunu kaydeden Kutlu, bu durumun kas yaralanmaları, zedelenme ve burkulmaları ile kırıklıkları artırdığına dikkat çekiyor. Hacı Kutlu’nun dikkat çektiği bir nokta da uzun süre bilgisayar başında oturan çocuk ve gençlerin hareket kabiliyetinin zayıflamalarından dolayı bu tarz problemler karşısında daha çok risk taşıdığı yönünde. Gençlerin ve çocukların düzenli spor yapmaları tavsiyesinde bulunan Kutlu, yaz kazalarının önüne geçmek için ayrıca okullar kapanmadan çocukların ve ailelerin bilinçlendirilmeleri, konuya il ve ilçe sağlık müdürlükleri ile belediyelerin hassasiyet göstermeleri gerektiğini ifade ediyor.
Kış mevsiminin çocuk ve gençleri yakalayan en önemli sağlık problemlerinden birisi de mevsime bağlı olarak görülen kırık, burkulma ve çıkıklardır. Peki kışa özgü bir problem gibi algılanan bu tür vakaların aslında daha çok yaz mevsiminde görüldüğünü biliyor muydunuz? Op. Dr. Hacı Kutlu, çocuk ve gençleri yaz mevsimine karşı uyararak daha dikkatli olmaları çağrısında bulunuyor. “Yaz ayları, mesleğimde en çok incindiğim aylardır.” diyen Kutlu, yazın bütün çocukların parklarda, kırlarda, havuzlarda, yazlıklarda ve denizde koşup oynadığına dikkat çekerek, bu aylarda riskin kış mevsimine göre daha çok katlandığını söylüyor. “Yaz mevsiminde bisikletten, ağaçtan ve damlardan düşen çocuk ve genç sayısı hayli fazla. Hastaneler kırık kollar ve bacaklardan geçilmiyor. Bazılarında ise ömür boyu sakat bırakacak yaralanmalar oluyor. Haliyle tatil bazen de bir ömür çocuğa, anneye, babaya zehir oluyor” diyor.
Gençler arasında da özellikle halı saha maçları ve sert şakalaşmaların ciddi ve kalıcı eklem rahatsızlıklarına yol açtığını belirten Kutlu, her kemiğin bir dayanma gücü olduğunu ve aşırı zorlanma ya da ani darbelerin kemiğin kırılmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kutlu, bu riskin yaş ilerledikçe kemiğin gevrek bir yapı kazanmasından dolayı daha da arttığı görüşünü dillendiriyor. Türkiye’de polikliniğe başvuran çocuk ve genç yaralanması olgularının % 23,3’ünün futbol, % 17,2 basketbol, % 14,5 voleybol gibi takım sporlarından kaynaklanması bir yana, yaz tatilindeki aşırı serbestlik ve rahatlığın getirdiği durumlar da ciddi sakatlanmalara adeta davetiye çıkarıyor. Opr. Dr. Hacı Kutlu, ortopedi ihtisasına ilk başladığı senenin ilk karında uzman doktorların pencereden kar yağışını sevinçle karşılamalarına bir anlam veremediğini; ancak daha sonra indikleri acil serviste kolunu-bacağını kırmış uzayıp giden hasta kuyruğunu görünce durumun vahametini anladığını anımsatarak, artık yaz aylarının da kış aylarını aratmadığı görüşünde. Erkek ve kız çocuklarda ekleme bağlı yaralanma mekanizmalarının farklı olduğunu belirten Kutlu, kırıktaki belirtilerin ağrı, morarma, çürük, şişlik, şekil bozukluğu ve hareket kısıtlaması olduğunu ve bu durumdaki hastanın kırığın çerce dokulara zarar vermeden desteklenerek doktora götürülmesi gerektiğini belirtiyor.
Peki çıkık ve burkulmalar karşısında neler yapılmalı? Doktor Hacı Kutlu, eklemi oluşturan kemiklerden birinin yerinden ayrılması olarak tanımlanan çıkıkların en çok parmak, omuz, dirsek, kalça, ayak bileği ve çene eklemlerinde görüldüğünü kaydederek bu durumda hastanın hareket etmemesi için desteklenip hastaneye götürülmesi gerektiğini söylüyor. Eklemin normal hareket sınırının ilerisine bükülerek gerilmesi sonucu ligamentlerin zedelenmesi veya yırtılmasıyla oluşan burkulmalar karşısında Kutlu şunları söylüyor: “Burkulmada kol veya bacak hareket ettirilmeden dinlendirilmeli, yükseğe kaldırılıp morarma ve şişkinliği önlemek için o an soğuk uygulama yapılmalıdır. Eğer olay üzerinden birkaç saat geçtiyse şişlik ve morluğu azaltmak için sıcak uygulama yapılabilir.”
Çocuk ve gençlerin yetişkinlere kıyasla vücut kitlelerine göre daha geniş vücut alanına sahip olmasının dış etkenlere karşı açıklık oluşturduğunu ve büyüme bölgeleri travmalara karşı daha hassas olduğunu kaydeden Kutlu, bu durumun kas yaralanmaları, zedelenme ve burkulmaları ile kırıklıkları artırdığına dikkat çekiyor. Hacı Kutlu’nun dikkat çektiği bir nokta da uzun süre bilgisayar başında oturan çocuk ve gençlerin hareket kabiliyetinin zayıflamalarından dolayı bu tarz problemler karşısında daha çok risk taşıdığı yönünde. Gençlerin ve çocukların düzenli spor yapmaları tavsiyesinde bulunan Kutlu, yaz kazalarının önüne geçmek için ayrıca okullar kapanmadan çocukların ve ailelerin bilinçlendirilmeleri, konuya il ve ilçe sağlık müdürlükleri ile belediyelerin hassasiyet göstermeleri gerektiğini ifade ediyor.