key_20
03.09.07, 22:03 PM
Oscar ödüllü Catherine Zeta Jones ve Altın Küre adayı Aaron Eckhart romantik komedi 'Aşk Tarifi'nde biraraya geldi.
'Shine'ın ünlü yönetmeni Scot Hicks'in bakışından ekrana yansıyacak olan 'Aşk Tarifi' ünlü bir restaurantın mutfağında hazırlanan yemeklerin, karakterlerin hayatına giderek nasıl lezzet kattığını esprili bir yönle anlatıyor.
Kate, hayatını Manhattan'daki restaurantı yönettiği gibi yönetmektedir. Yemekleri koordine eder, leziz soslar hazırlar. Perde arkasında rahat olan Kate mutfaktan sadece bir yemekle ilgili iltifatları kabul etmek ya da onun tekniğini sorgulamaya cüret eden bir müşteriyle kapışmak için çıkar.
Kate'in mükemmeliyetçi mizacı, ekibine katılan, neşeli ve vurdumduymaz yeni aşçı yardımcısı Nick Palmer tarafından sınanacaktır. Mutfakların yeni yükselen yıldızlarından biri olan Nick çalışırken opera dinlemeyi ve etrafındakileri güldürmeyi tercih etmektedir.
Gerek hayata gerek mutfağa gelişigüzel yaklaşımı Kate'inkinden daha farklı olamaz ama yine de aralarındaki elektrik yadsınamaz ölçüdedir.
Başrol oyuncuları ve yönetmeni filmi değerlendirdi:
Catherine Zeta Jones:
Hiç ailen için yemek pişirdin mi?
Catherine Zeta Jones: "Evet, pişiririm... Ama çok kolay yemekleri .. O kadar da maceraperest değilim... Çünkü bir mutfak kültürü olduğuna inanıyorum... Bir keresinde eşimle küçük bir felaket yaşadık ve eşim, 'hayatım biliyorsun bu bir yetenek işi, hadi restauranta gidelim' dedi. Bu konuda kendime çok güvendiğimi söyleyemem."
Peki yemek pişirdiğin zaman genellikle ne pişirmeyi seviyorsun?
Catherine Zeta Jones: "Genellikle balık pişiriyorum, çok basit bir şekilde ama lezzetli. Sebzeler ve belki biraz makarnayla... Çocuklarım besleyici yemekler yiyorlar, bu konuda Kate'e benziyorum.... Balık cipsleri yok yani..."
Bu film için yemek dersleri aldın mı?
Catherine Zeta Jones: "Evet, New York'ta ünlü bir restaurantın mutfağında çalıştım. Tüm ekiple ve personelle çalıştık, başlangıçta çok gözüm korktu ama birkaç gün sonra daha rahat olmaya başladım. Yemek odasına gittim ve yaptığım yemekleri servis yaptım ve kendimden çok etkilendim."
Bu filmde Şef Michael White ne kadar yer aldı?
Catherine Zeta Jones: "O benim New York'ta birlikte çalıştığım kişiydi... Hergün oraya gelemedi ama sette profesyonel bir aşçı sürekli bizimleydi çünkü vücut dilini nasıl kullandığını gözlemledik, tamamen o çevereye aitmişiz gibi görünmek istedik..."
En sevdiğin yemek nedir?
Catherine Zeta Jones: "İtalyan yemeklerini ve Akdeniz mutfağını seviyorum genelde... Baharatlı yemekleri severim. Yunan, Türk ve Hint yemekleri gibi... Sadece ciğer ve böbrek sevmiyorum..."
Seninle en son röportaj yaptığımda Türkiye'de olduğunu söylemiştin, neler yedin?
Catherine Zeta Jones: "Orada top şeklinde köfte yedim.Uzun süre orada çalıştım ve çok güzeldi. İstanbul'da ve Çeşme'de kaldım... Türk lokumunun tadını çıkardım..."
Sence yemek aşkta bir aracı olabilir mi?
Catherine Zeta Jones: "Kesinlikle... Birçokları erkekelerin kalplerine giden yolun midelerinden geçtiğini söylerler... Yemek insanların birlikte olmasında, birbirlerini sevmesinde duygusal bir etken... Örneğin insanlar ilk buluşmalarında yemeğe çıkarlar.. Bence yemek doğrudan aşkla bağlantılı..."
Aaron ile çalışmak nasıldı?
Catherine Zeta Jones: "O, mükemmeldi.. Karakter olarak ben çok sabit ve temkinli biriyim o ise neşeli, anı yaşayan biri, harikaydı..
Sonraki projelerin neler?
Catherine Zeta Jones: "Julian Armstrong ile bir film projesi var.. Sanırım bu yıl sonunda gösterime girecek..."
Scot Hicks:
Bu filmi yapma fikri nereden aklınıza geldi?
Scot Hicks: "Warner Brothers bana konuyla ilgili fikrimi sorduğunda, Catherine Zeta Jones'un olduğu bu filmi yönetir misin dediklerinde nasıl reddedebilirdim ki?Bu çok güzel ve etkileyici bir senaryoydu. Seti de New York'a kurduk ve Catherine gibi bir oyuncu olunca da memnuniyetle kabul ettim.
Normalde yemek pişirirmeyi sever misiniz? Yemek yapar mısınız?
Scot Hicks: "Evet, yemek pişirmeyi çok severim.. Benim için bir rahatlama yolu... Bu filmdeki gibi profesyonel bir mutfakta ve yoğun olarak değil... Eğlenemek için yemek pişiriyorum. Yönetmen olduğumdan çok fazla seyahat ediyorum, birçok restaurant ve otelde yemekler yiyorum, onları evde ailem ve arkadaşlarım için hazırlamak güzel oluyor."
En sevdiğiniz yemek nedir?
Scot Hicks: "Hafif ve baharatlı yiyeceklerden hoşlanıyorum, harmanlanmış, egzotik tatlardan.. Avustralya mutfağı...Avustralya'nın eski yemek alışkanlıkları tıpkı Türkiye'de de olduğu gibi günlük hayatta da devam ediyor. Çünkü birçok kültür Avustralya'nın mutfağını etkiledi.
Şef Michael White bu filmin ne kadarında yer aldı?
Scot Hicks: "O teknik anlamda bana ve oyunculara verdiği tavsiyelerle çok önemliydi. New York'ta Catherine ve Aaron bir aşçının vücut dilini öğrenmek için onunla mutfakta çok zaman geçirdiler. Ve sette de çekimler sırasında bana neyin daha doğru olacağı ya da hatalı olduğu konusunda çok yardımcı oldu. Çekimler sırasında o da setteydi ve katılımlarıyla çok yardımcı oldu.
Catherine'in canlandırdığı aşçı aslında Fransız asıllı ama Nick, o İtalyan yemeklerini, şarabını, İtalyan operasını ve kültürünü o kadar çok seviyor ki bunu Kate'in dünyasına da taşıyor. Ve bu aralarında tartışmalara sebep oluyor çünkü Kate sabit fikirli biri ama bu giderek romansa dönüşüyor. "
Sizce bu tür bir film insanların daha fazla "gourmess" yemelerini sağlayacak mı ya da insanlar artık "gourmess" yemeği tercih edecekler mi?
Scot Hicks: "Aslında filmde yemek de bir karakter ve karakterleri birbirine bağlıyan bir unsur, bu yüzden film için oldukça önemli.. İzleyicilerde ise bir açlık hissi uyandıracağını düşünüyorum."
Sizce yemek aşk için bir metafor olabilir mi?
Scot Hicks: "Kesinlikle... İnsanların arasındaki buzların erimesinde çok işe yarar ve aslında baştan çıkarıcı bir etkisi de vardır. Örneğin Kate'in Nick'e yakınlaşmasında çok önemli. Bence bütün karakterlerin iletişim kurmasını sağlayan bir yol.
'Shine'dan beri profesyonel yaşamınız nasıl değişti?
Scot Hicks: "Beni çok farklı ve yeni bir film yapım aşamasına sürükledi. Shine'ı yaptığımdan beri Amerika'da filmler yapıyorum. Bu çok mükemmel bir şey , daha yetenekli ve daha farkı fikirler üretmemi sağladı. Ama aslında Shine'dan sonraki ilk filmimi çekmek için Avustralya'ya geri dönmeyi iple çekiyorum..."
Aaron Eckhart:
Hiç aileniz ya da kendiniz için yemek pişirdiniz mi?
Aaron Eckhart: "Güzel soru... Ama hayır, hiç pişirmedim. Annem yemek pişirirdi ama yalnızca okula götürmemiz için yani bizim öyle büyük aile yemeklerimiz yoktu. Yemeklerle ilgili çoğu şeyi bu filmde öğrendim.
Evet tabii. Filmi çekmeye başlamadan 2 ay önce restaurantlarda garson olarak çalıştım. Yemek pişirdim, aşçılarla çalıştım, restaurantları biliyorum yani.. "
Bu filme başlamadan önce yemek pişirmeyi sever miydiniz, eve gidip yemek yapar mıydınzı?
Aaron Eckhart: "Yemek pişirmeyi seviyordum ama bu filmle beraber daha çok yemek yapmaya başladım. Şimdi otelde kalıyorum ama evdeyken mutfakta bir şeyler doğramayı, tencerede birşeyler karıştırmayı ve değişik tarifler denemeyi seviyorum. Ama alışveriş yapmayı da seviyorum tıpkı Türkiye'deki gibi markete gidip soğanları biberleri seçmeyi.. "
Bu filmin ne kadarında Şef Michael White yer aldı?
Aaron Eckhart: "O bize mutfakta nasıl hareket etmemiz ve oynamamız gerektiğini gösteren kişiydi. Ben Şef Michael White'ın bir şeyleri nasıl tuttuğunu, nasıl dayandığını, yemeklerle nasıl ilgilendiğini gözlemledim ve ona göre oynadım."
Sizin en sevdiğiniz yemek nedir?
Aaron Eckhart: "Türk yemeklerinden lokumu seviyorum ve körilenmiş ve baharatlı yiyecekleri seviyorum."
Peki, bir restauranta gittiğinizde yemediğiniz özel bir yemek var mı?
Aaron Eckhart: "Benim için mi? Hayır hayır, bilmiyorum ama farklı bir ülkeye gittiğimde, mesela Roma'ya gittiğimde İtakyanların en iyi yemeği ne ise onu yemeği seviyorum. Mesela bir restauranta gittiğimde onlar balıklarının özel olarak hazırlandığını söylerlerse onu seçiyorum. Mesela dün akşam bir restauranta gittim, makarnalarının ve istakozun özel olduğunu söylediler ve onu yemek istedim. Gittiğim yerlere özgü yemekler yemeği seviyorum.
Bu filme nasıl dahil oldunuz?
Aaron Eckhart: "Yalvardım, gerçekten... Yönetmen Scott Hicks ile konuştum ve gerçekten rol almak istediğimi söyledim.. Catherine ile oynamak istedim ve onlara yalvardım..."
Catherine ile çalışmak nasıl bir duyguydu?
Aaron Eckhart: "Rüya gibiydi... "
Profesyonel yaşamınızda Erin Brockovich'ten sonra ne tür değişiklikler oldu?
Aaron Eckhart: "Erin Brockovich filmini çok sevdim.. Ben filmleri karakterlerine göre seçiyorum... Senaryonun büyüklüğüne küçüklüğüne bakmadan senaryoyu okuyorum ve sadece ben bu karakteri oynamak istiyorum diyorum. Ve buna göre de büyük ya da küçük filmler yapıyorum... Ben daha önceden bu filmdeki gibi özgür ruhlu, çekici ve iyi bir karakteri canlandırmamıştım bu yüzden biraz karıştırmak istedim..."
Bir sonraki sırada ne var?
Aaron Eckhart: ""Kötü adam "... Şu anda kötü adamı oynuyorum..."
Şu anda filmi çekiyor musunuz?
Aaron Eckhart: "Evet şu anda çekimler başladı.. "Nothing Is Private" adlı küçük bir film.. Toronto Film Festivali'nde yer alacak ve sizleri de görmek isterim..."
Hiç Türk yemeklerini tatma fırsatınız oldu mu?
Aaron Eckhart: "Evet, denedim. Türkiye'de yemedim ama birkaç sene önce Londra'ya gittiğimde orada bir oyun oynuyordum ve oyundan sonra her gece bir Türk restaurantına gidiyordum, orada yedim.. Et ve baharatlarla yapılan enfes yemeklerdi. Sonrasında da Türk lokumu yiyip ve espresso içiyordum."
'Aşk Tarifi' 7 Eylül'de vizyona girecek.
'Shine'ın ünlü yönetmeni Scot Hicks'in bakışından ekrana yansıyacak olan 'Aşk Tarifi' ünlü bir restaurantın mutfağında hazırlanan yemeklerin, karakterlerin hayatına giderek nasıl lezzet kattığını esprili bir yönle anlatıyor.
Kate, hayatını Manhattan'daki restaurantı yönettiği gibi yönetmektedir. Yemekleri koordine eder, leziz soslar hazırlar. Perde arkasında rahat olan Kate mutfaktan sadece bir yemekle ilgili iltifatları kabul etmek ya da onun tekniğini sorgulamaya cüret eden bir müşteriyle kapışmak için çıkar.
Kate'in mükemmeliyetçi mizacı, ekibine katılan, neşeli ve vurdumduymaz yeni aşçı yardımcısı Nick Palmer tarafından sınanacaktır. Mutfakların yeni yükselen yıldızlarından biri olan Nick çalışırken opera dinlemeyi ve etrafındakileri güldürmeyi tercih etmektedir.
Gerek hayata gerek mutfağa gelişigüzel yaklaşımı Kate'inkinden daha farklı olamaz ama yine de aralarındaki elektrik yadsınamaz ölçüdedir.
Başrol oyuncuları ve yönetmeni filmi değerlendirdi:
Catherine Zeta Jones:
Hiç ailen için yemek pişirdin mi?
Catherine Zeta Jones: "Evet, pişiririm... Ama çok kolay yemekleri .. O kadar da maceraperest değilim... Çünkü bir mutfak kültürü olduğuna inanıyorum... Bir keresinde eşimle küçük bir felaket yaşadık ve eşim, 'hayatım biliyorsun bu bir yetenek işi, hadi restauranta gidelim' dedi. Bu konuda kendime çok güvendiğimi söyleyemem."
Peki yemek pişirdiğin zaman genellikle ne pişirmeyi seviyorsun?
Catherine Zeta Jones: "Genellikle balık pişiriyorum, çok basit bir şekilde ama lezzetli. Sebzeler ve belki biraz makarnayla... Çocuklarım besleyici yemekler yiyorlar, bu konuda Kate'e benziyorum.... Balık cipsleri yok yani..."
Bu film için yemek dersleri aldın mı?
Catherine Zeta Jones: "Evet, New York'ta ünlü bir restaurantın mutfağında çalıştım. Tüm ekiple ve personelle çalıştık, başlangıçta çok gözüm korktu ama birkaç gün sonra daha rahat olmaya başladım. Yemek odasına gittim ve yaptığım yemekleri servis yaptım ve kendimden çok etkilendim."
Bu filmde Şef Michael White ne kadar yer aldı?
Catherine Zeta Jones: "O benim New York'ta birlikte çalıştığım kişiydi... Hergün oraya gelemedi ama sette profesyonel bir aşçı sürekli bizimleydi çünkü vücut dilini nasıl kullandığını gözlemledik, tamamen o çevereye aitmişiz gibi görünmek istedik..."
En sevdiğin yemek nedir?
Catherine Zeta Jones: "İtalyan yemeklerini ve Akdeniz mutfağını seviyorum genelde... Baharatlı yemekleri severim. Yunan, Türk ve Hint yemekleri gibi... Sadece ciğer ve böbrek sevmiyorum..."
Seninle en son röportaj yaptığımda Türkiye'de olduğunu söylemiştin, neler yedin?
Catherine Zeta Jones: "Orada top şeklinde köfte yedim.Uzun süre orada çalıştım ve çok güzeldi. İstanbul'da ve Çeşme'de kaldım... Türk lokumunun tadını çıkardım..."
Sence yemek aşkta bir aracı olabilir mi?
Catherine Zeta Jones: "Kesinlikle... Birçokları erkekelerin kalplerine giden yolun midelerinden geçtiğini söylerler... Yemek insanların birlikte olmasında, birbirlerini sevmesinde duygusal bir etken... Örneğin insanlar ilk buluşmalarında yemeğe çıkarlar.. Bence yemek doğrudan aşkla bağlantılı..."
Aaron ile çalışmak nasıldı?
Catherine Zeta Jones: "O, mükemmeldi.. Karakter olarak ben çok sabit ve temkinli biriyim o ise neşeli, anı yaşayan biri, harikaydı..
Sonraki projelerin neler?
Catherine Zeta Jones: "Julian Armstrong ile bir film projesi var.. Sanırım bu yıl sonunda gösterime girecek..."
Scot Hicks:
Bu filmi yapma fikri nereden aklınıza geldi?
Scot Hicks: "Warner Brothers bana konuyla ilgili fikrimi sorduğunda, Catherine Zeta Jones'un olduğu bu filmi yönetir misin dediklerinde nasıl reddedebilirdim ki?Bu çok güzel ve etkileyici bir senaryoydu. Seti de New York'a kurduk ve Catherine gibi bir oyuncu olunca da memnuniyetle kabul ettim.
Normalde yemek pişirirmeyi sever misiniz? Yemek yapar mısınız?
Scot Hicks: "Evet, yemek pişirmeyi çok severim.. Benim için bir rahatlama yolu... Bu filmdeki gibi profesyonel bir mutfakta ve yoğun olarak değil... Eğlenemek için yemek pişiriyorum. Yönetmen olduğumdan çok fazla seyahat ediyorum, birçok restaurant ve otelde yemekler yiyorum, onları evde ailem ve arkadaşlarım için hazırlamak güzel oluyor."
En sevdiğiniz yemek nedir?
Scot Hicks: "Hafif ve baharatlı yiyeceklerden hoşlanıyorum, harmanlanmış, egzotik tatlardan.. Avustralya mutfağı...Avustralya'nın eski yemek alışkanlıkları tıpkı Türkiye'de de olduğu gibi günlük hayatta da devam ediyor. Çünkü birçok kültür Avustralya'nın mutfağını etkiledi.
Şef Michael White bu filmin ne kadarında yer aldı?
Scot Hicks: "O teknik anlamda bana ve oyunculara verdiği tavsiyelerle çok önemliydi. New York'ta Catherine ve Aaron bir aşçının vücut dilini öğrenmek için onunla mutfakta çok zaman geçirdiler. Ve sette de çekimler sırasında bana neyin daha doğru olacağı ya da hatalı olduğu konusunda çok yardımcı oldu. Çekimler sırasında o da setteydi ve katılımlarıyla çok yardımcı oldu.
Catherine'in canlandırdığı aşçı aslında Fransız asıllı ama Nick, o İtalyan yemeklerini, şarabını, İtalyan operasını ve kültürünü o kadar çok seviyor ki bunu Kate'in dünyasına da taşıyor. Ve bu aralarında tartışmalara sebep oluyor çünkü Kate sabit fikirli biri ama bu giderek romansa dönüşüyor. "
Sizce bu tür bir film insanların daha fazla "gourmess" yemelerini sağlayacak mı ya da insanlar artık "gourmess" yemeği tercih edecekler mi?
Scot Hicks: "Aslında filmde yemek de bir karakter ve karakterleri birbirine bağlıyan bir unsur, bu yüzden film için oldukça önemli.. İzleyicilerde ise bir açlık hissi uyandıracağını düşünüyorum."
Sizce yemek aşk için bir metafor olabilir mi?
Scot Hicks: "Kesinlikle... İnsanların arasındaki buzların erimesinde çok işe yarar ve aslında baştan çıkarıcı bir etkisi de vardır. Örneğin Kate'in Nick'e yakınlaşmasında çok önemli. Bence bütün karakterlerin iletişim kurmasını sağlayan bir yol.
'Shine'dan beri profesyonel yaşamınız nasıl değişti?
Scot Hicks: "Beni çok farklı ve yeni bir film yapım aşamasına sürükledi. Shine'ı yaptığımdan beri Amerika'da filmler yapıyorum. Bu çok mükemmel bir şey , daha yetenekli ve daha farkı fikirler üretmemi sağladı. Ama aslında Shine'dan sonraki ilk filmimi çekmek için Avustralya'ya geri dönmeyi iple çekiyorum..."
Aaron Eckhart:
Hiç aileniz ya da kendiniz için yemek pişirdiniz mi?
Aaron Eckhart: "Güzel soru... Ama hayır, hiç pişirmedim. Annem yemek pişirirdi ama yalnızca okula götürmemiz için yani bizim öyle büyük aile yemeklerimiz yoktu. Yemeklerle ilgili çoğu şeyi bu filmde öğrendim.
Evet tabii. Filmi çekmeye başlamadan 2 ay önce restaurantlarda garson olarak çalıştım. Yemek pişirdim, aşçılarla çalıştım, restaurantları biliyorum yani.. "
Bu filme başlamadan önce yemek pişirmeyi sever miydiniz, eve gidip yemek yapar mıydınzı?
Aaron Eckhart: "Yemek pişirmeyi seviyordum ama bu filmle beraber daha çok yemek yapmaya başladım. Şimdi otelde kalıyorum ama evdeyken mutfakta bir şeyler doğramayı, tencerede birşeyler karıştırmayı ve değişik tarifler denemeyi seviyorum. Ama alışveriş yapmayı da seviyorum tıpkı Türkiye'deki gibi markete gidip soğanları biberleri seçmeyi.. "
Bu filmin ne kadarında Şef Michael White yer aldı?
Aaron Eckhart: "O bize mutfakta nasıl hareket etmemiz ve oynamamız gerektiğini gösteren kişiydi. Ben Şef Michael White'ın bir şeyleri nasıl tuttuğunu, nasıl dayandığını, yemeklerle nasıl ilgilendiğini gözlemledim ve ona göre oynadım."
Sizin en sevdiğiniz yemek nedir?
Aaron Eckhart: "Türk yemeklerinden lokumu seviyorum ve körilenmiş ve baharatlı yiyecekleri seviyorum."
Peki, bir restauranta gittiğinizde yemediğiniz özel bir yemek var mı?
Aaron Eckhart: "Benim için mi? Hayır hayır, bilmiyorum ama farklı bir ülkeye gittiğimde, mesela Roma'ya gittiğimde İtakyanların en iyi yemeği ne ise onu yemeği seviyorum. Mesela bir restauranta gittiğimde onlar balıklarının özel olarak hazırlandığını söylerlerse onu seçiyorum. Mesela dün akşam bir restauranta gittim, makarnalarının ve istakozun özel olduğunu söylediler ve onu yemek istedim. Gittiğim yerlere özgü yemekler yemeği seviyorum.
Bu filme nasıl dahil oldunuz?
Aaron Eckhart: "Yalvardım, gerçekten... Yönetmen Scott Hicks ile konuştum ve gerçekten rol almak istediğimi söyledim.. Catherine ile oynamak istedim ve onlara yalvardım..."
Catherine ile çalışmak nasıl bir duyguydu?
Aaron Eckhart: "Rüya gibiydi... "
Profesyonel yaşamınızda Erin Brockovich'ten sonra ne tür değişiklikler oldu?
Aaron Eckhart: "Erin Brockovich filmini çok sevdim.. Ben filmleri karakterlerine göre seçiyorum... Senaryonun büyüklüğüne küçüklüğüne bakmadan senaryoyu okuyorum ve sadece ben bu karakteri oynamak istiyorum diyorum. Ve buna göre de büyük ya da küçük filmler yapıyorum... Ben daha önceden bu filmdeki gibi özgür ruhlu, çekici ve iyi bir karakteri canlandırmamıştım bu yüzden biraz karıştırmak istedim..."
Bir sonraki sırada ne var?
Aaron Eckhart: ""Kötü adam "... Şu anda kötü adamı oynuyorum..."
Şu anda filmi çekiyor musunuz?
Aaron Eckhart: "Evet şu anda çekimler başladı.. "Nothing Is Private" adlı küçük bir film.. Toronto Film Festivali'nde yer alacak ve sizleri de görmek isterim..."
Hiç Türk yemeklerini tatma fırsatınız oldu mu?
Aaron Eckhart: "Evet, denedim. Türkiye'de yemedim ama birkaç sene önce Londra'ya gittiğimde orada bir oyun oynuyordum ve oyundan sonra her gece bir Türk restaurantına gidiyordum, orada yedim.. Et ve baharatlarla yapılan enfes yemeklerdi. Sonrasında da Türk lokumu yiyip ve espresso içiyordum."
'Aşk Tarifi' 7 Eylül'de vizyona girecek.