PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : $€ßn€M F€R@H F@N CLUB


Türkçe_Rap
14.09.07, 23:42 PM
Biyografi

Şebnem 12 Nisan 1972'de Yalova'da doğdu. Evin en küçük çocuğuydu ve ona hep ya tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakılıyordu çünkü ailesine gösteriler yapıp onları güldürmeye bayılıyordu. 5 yaşına geldiğinde en büyük hayali keman dersleri almaktı ama uygun bir öğretmen bulamadıklarından babası ona küçük bir keyboard aldı ve Şebnem de duyduğu her melodiyi çalmaya çalışarak kendi kendini eğitmeye başladı. İlkokul dönemlerinde ise Yalova'da ne kadar müzikal etkinlik ve kurs varsa hemen hepsine katıldı.Sabahları okuluna gidip; öğleden sonraları önlüğünü bile çıkarmadan sokaklarda oynayarak ilköğrenimini tamamladı ve kolej sınavlarına girip Bursa Koleji'nde yatılı öğrenci oldu...

Artık daha disiplinli bir hayatla karşı karşıyaydı ve okulu sosyal faaliyetler açısından pek zengin değildi. Bu yüzden derslerinin dışında zamanını paylaşacağı iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı ve işte o yıllarda müzik Şebnem'in hayatında hobi olmaktan çıkıp vazgeçilmez oldu.

Önce okulunun müzik grubunda sonra da çeşitli gruplarda solistlik yapmaya başladı. ''Gitar da çalabilsem keşke...'' deyip gitar dersleri almaya başladı. Çok hızlı öğreniyor ve öğrendiklerine yenilerini katmak için sevdiği şarkıların gitarlarını çalmaya çalışıyordu... Derken kendi grubunu kurmaya karar verdi. Bu grupta şarkı söyleyecek ve gitar çalacaktı. Fikirlerini, yakın hissettiği ve müzikle ilgilenen bazı arkadaşlarıyla paylaştı. İşte bir çok müzik dinleyicisinin hatırlayacağı Volvox böylece kurulmuş oldu... O dönemlerde kendi yaşındaki kız arkadaşlarının çoğu; ruj,oje gibi şeylerle ilgilenmeye başlamıştı. O ise gitar, gitar amfisi, kablo, distortion pedalı gibi şeylerle haşır neşirdi...

Şebnem o zamana kadar derslerinden hep yüksek notlar alırdı fakat birden bire eskiden 7, 8, 9, 10 aldığı derslerden; 0, 1, 2, gibi notlar almaya başladı. Okul idaresi; ailesini okula çağırıp çocuklarının müzik çalışmalarını derhal bırakması gerektiğini söylediler. Neyse ki Şebnem'in anne ve babası çocuklarının toparlanacağına inandıklarını söyleyerek; müziği Şebnem'in hayatından çıkarmak yerine kararı kendisine bıraktılar.

Şebnem, özel bir okulda okuduğunun bilincindeydi. Üniversite sınavları da yaklaşıyordu ve ailesini üzmek ya da hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. ''Ben nasıl olsa bir şekilde müziğime devam ederim!'' deyip kendini üniversite sınavı sendromunun içine attı. Matematiği seviyordu; işletme, ekonomi gibi bölümlerin kendine uygun olduğuna inanıp tercihini bu yönde kullandı.

ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ-EKONOMİ BÖLÜMÜ'ne girdiğinde okulunu çok sevdi. Ama Volvox'taki bütün arkadaşları İstanbul'daydı ve bu yüzden biraz buruktu... Olsundu... Sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde de her gün sevdiği bir albümü dinleyip gitarlarını ve vokallerini etüt ediyordu. Bu en az 4 saatini alıyordu ve geriye ders çalışacak zaman kalmıyordu. Şebnem ODTÜ'deki ilk yılını gayet iyi bir ortalamayla bitirdi. İkinci yıl başladığında ise okulunun müzik çalışmalarına engel olduğu düşüncesine kapıldı! Tüm zamanını müzikle geçirmek istiyordu. Ama ne yapacaktı? Okulu mu bırakacaktı???

Bunları düşündüğü zaman keyfi kaçıyordu, bu yüzden okuldaki ikinci yıl daha zor geçiyordu... Derken bir gece kararını verdi: İstanbul'a gidecek,arkadaşlarıyla bir araya gelip müzik yapacaktı. Karar verebildiği için içi rahattı ama ufak bir problem vardı. Şebnem'in annesi ve babası müzik çalışmalarına o güne dek hiç ses çıkarmamışlar hatta destek olmuşlardı. Annesini ikna edebileceğini biliyordu ama anlayışlı olduğu kadar otoriter de olan babasına bu durumu nasıl anlatacaktı? ''Babacım ben ODTÜ’yü bırakıp İstanbul'a yerleşmek istiyorum. Gitar çalıp şarkı söyleyeceğim. Ne olacağı belli olmaz, hiçbir garantiden sözedemem...'' mi diyecekti??? Ne de olsa her anne, baba çocuğunun geleceğini garanti altına almak isterdi ve bunlar kulağa pek de sağlam gelmiyordu.

Aynı hafta sonu Şebnem düşüncelerini ailesi ile paylaştı. Tahmin ettiği gibi annesi konuya daha ılımlı yaklaştı. Şimdi babasının ağzından çıkan kelimeleri bekliyordu. Hoş... Bir kez kararını vermişti...

Şebnem'in babası o kadar değerli ve tatlı bir babaydı ki ;''insan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur...'' deyip kızına belki hayatı boyunca alacağı en kıymetli dersi verdi...

Şebnem hiç vakit kaybetmeden valizlerini toplayıp İstanbul'a geldi. Volvox'la çeşitli rock barlarda çalmaya başladılar. Kendine bir ev tuttu. Hem müzik yapıyordu; hem de kendi ayakları üzerinde duruyordu; çoook mutluydu. Bazen haftada 5 gece çalıyorlardı ama hiç sıkılmıyordu; ta ki kendi şarkılarını söylemek isteyene kadar...

Çocuk denebilecek yaşlarda kurulan Volvox'un her bir elemanı hayatına yön vermek durumundaydı çünkü aradan uzun zaman geçmiş; tercihleri, öncelikleri değişmişti. Bazıları müziğe devam etti; bazıları ise hayatlarında yeni sayfalar açtılar... Böylece her elemanı için inanılmaz bir tecrübe ve adeta okul olan Volvox dönemi kapanmış oldu..

İşte bundan sonra Şebnem evine kapanıp yazmakta olduğu şarkıları tamamladı ve ilk albümü KADIN'ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN; müzikal açıdan bir çok ilki bünyesinde barındırıyordu. Albüm kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sahne performansı açısından zaten tecrübeli sayılabilecek Şebnem, bu başarısını albüm konserleriyle daha da büyüttü.

Sonraları; yeni şarkılar yapmaya başladı. Bu şarkılar Şebnem'in çıkaracağı ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerinin içeriğini oluşturacak; Şebnem popüler olmak için çabalamak yerine ilk albümünde tanışıp ilişki kurduğu dinleyici kitlesiyle büyümeyi deneyecekti. Bu tavrı zaman içinde Şebnem'in kendi kitlesini oluşturmasında etkili oldu. Sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyici kitlesinin beklentilerini karşılamaya çalışırken bir diğer taraftan da bunun kendi özgürlük alanını daraltmaması için uğraşıyordu, çünkü hep içinden geleni yapmak istiyordu ve bunun tüm olası sonuçlarıyla yüzleşmeye de hazırdı. Şebnem'in ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör ARİF MARDİN'in bile dikkatini çekecek; bu gibi şeyler de Şebnem'e hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyor, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.

Çok yakından takip edenler bileceklerdir; hayat Şebnem'e son yıllarda ailevi açıdan arka arkaya ağır tecrübeler de yaşattı. O da biraz yorgun olduğunu farkedip herşeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı, biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.

Zaman geçti... Yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla birlikte kaydetti. Albümün adını KELİMELER YETSE... koydu. Artık daha sağlam, daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu... Tutku dolu, değer veren...


RESİMLERİ


BURDA SAÇLARI ÇOK HOŞ ÇIKMIŞ :)
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]
BAKIŞA BAKKK SÜPERR
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]

key_20
14.09.07, 23:43 PM
bu aşk fazla sana
:):):):):):):):):):):):):):):):):):):):)

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:43 AM
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:47 AM
Deli Kızım UyanGece geçmez gündüz olmaz
Can bu dünyaya dayanmaz neden
Haykırdım dağlara duymaz
Bekledim günlerce yok ki gelen

Karlı dağların ardında biri yaşarmış
Bulut olur yağmur olur bize bakarmış
Hem yakın hem uzakmış yanakları al almış

Deli kızım uyan
Söylenenler yalan
Deli kızım uyan
Bir tek sensin duyan bir tek sensin duyan

Yerde oldum gökte oldum
Sormayın halim ah başım duman
Gönül uslanmayı bilmez
Düşlerim gerçek gerçeğim yalan

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:52 AM
Bu Aşk Fazla Sana

Denize açıldım sevmeye sevilmeye
Anladım sevmek gibisi yok
Yağmura soyundum yavaş yavaş yağar diye
Damlalarda yüzmek gibisi yok

Yokluğum varlığım bir
Dünüm yok yarınım sır

Nasıl inanaırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsan da yanımda
Bu aşk fazla sana

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:53 AM
Bırak Kadının Olayım


Bu şarkı bir haykırış bir öpücük sıcak bir kış
Bir demet gül bir dokunuş
Bu şarkı bir yalvarış bitmesin sürsün bu düş
Sen de düşün sen de konuş

Nereye gider bu aşk
Nereye dur gitme

Bırak kadının olayım

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:54 AM
Yorgun

Yorgun geldim bu dünyaya kimse bilmez sonsuzluk benim olsa
Fayda etmez öyle bir derde düştüm ki hiç sorma
Katlanmak zor gücün yoksa
Çaresizlik gözlerinde can verirken
Ellerimde sustun artık sen
Söylerim ben senin yerine
İşte ben böyle öldüm gittim kendimi gömdüm
Sonra toprağa sordum dünya böyle değildi
Toprak dedi sen kördün

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:55 AM
Babam Oğlum

Bu akşam sanki hiç ayrılmamışız gibi hissetmek istedim
en sevdiğim kot pantalonumla en sevdiğim lacivert tişörtümü giydim

güzel bir akşam yemeği hazırladım, beraber aldığımız mumları yaktım
şarap açtım, bir sana bir bana iki kadeh çıkardım
sevgilim ve dostum
babam, oğlum
arkadaşım, aşkım
her şeyimdin sen

çok zaman geçti gitti ikimizden
özür dilerim seni üzdüysem
sadece dinle hiçbir şey düşünmeden
şimdi bunlar geldi içimden
bu akşam seni çok özledim
bütün şarabı tek başıma içtim
kırgınlığım bile geçti kalmadı
şimdi bunlar geldi içimden

bu akşam sanki hiç beni kırmamışsın gibi hissetmek istedim
en son tatilimizi düşündüm, ayrılmadan yirmi gün önce
dünyanın en güzel şehirlerinden birinde yürüdük kilometrelerce
iz bıraktık kaldırımlarda, otelde, caddelerde

sevgilim ve dostum
babam, oğlum
arkadaşım, aşkım
her şeyimdin sen
çok zaman geçti gitti ikimizden
özür dilerim seni üzdüysem
sadece dinle hiçbir şey düşünmeden
şimdi bunlar geldi içimden

bu akşam seni çok özledim
bütün şarabı tek başıma içtim
kırgınlığım bile geçti kalmadı
şimdi bunlar geldi içimden
bu akşam sanki hiç aldatmamışsın gibi hissetmek istedim
uyurken bile özlerdik birbirimizi delicesine

düşündüm durdum sordum anlamadım
beraber yaptığımız şeyleri andım
seni son kez özledim
ve bu şarkıyı yazdım

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:57 AM
Ben Şarkımı Söylerken


İçimde bir ateş yanıyor, bedenim dar gelir oldu,
ateşime ister körüklerle gel ister suyla,
istediğin kadar konuş benimle, istediğin kadar yalan söyle,
beni ben yapan içimdeki sesleri susturamazsın.
İçine girdiğin küçük kaygan deliği yeni ve büyük bir dünya mı sandın?
İstersen bir aynayla yardım edeyim ama umursamazsın.

Merak etmeden duramıyorum, geceleri nasıl uyuyorsun?
Beni boşver kendine cevap ver lütfen bu kez dürüst olur musun?

Ben şarkımı söylerken istersen sesi açarsın
istersen kısıp bunu da yok sayarsın
kimbilir belki gülümser belki ağlarsın
yüreğimdeki sesleri susturamazsın.

Bir yanım seni hala düşünüyor,
bir yanım sana fena kızgın
yalnız sen ve ben biliyoruz olanları, unutturamazsın
sakın nefret ettiğimi düşünme bende böyle duygular barındıramazsın,
geçmiş hiç yaşanmamış gibi davransan da baştan yazamazsın

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:58 AM
Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler

Gözlerimin etrafındaki çizgiler artık belli oluyor
bütün o çizgiler son bir yılda oldu sana bana bize ağlarken

ben leyla olmuşum kimin umrunda
mecnun çoktan gitmişken
bu ne garip bir yangındı böyle
sen söndün ben yanarken

peki ben neden hala böyleyim
neden hala geçmişteyim
belki de

ben sana hala aşığım
işte tam burda karşındayım
ya şimdi tut elimden
ya da bir daha sözetme özlemekten

çook çook çoook karışığım zaten...

Ruhum iki ucun arasında gezinip duruyor
bugün zaman akmasın dursun ben içinden geçeceğim

ama neden neden hala böyleyim
neden hala geçmişteyim
belki de
ben sana hala aşığım
işte tam burda karşındayım
ya şimdi tut elimden
ya da bir daha sözetme özlemekten

çook çook çoook karışığım zaten...

Rütbeli Paşa
28.09.07, 11:59 AM
Mayın Tarlası

Mayın tarlasında dolaşıp durmuşum aşk sanıp da
herkes arkamdan bağırmış kimseyi duymamışım
savaş filmlerinde olur ya yaralı yaralı devam etmişim
sonuna kadar aşk ya yanımdasın sanmışım

mayın tarlasında yürüyüp durmuşum aşk sanıp da
tel örgülerde durmamış bir delikten geçmişim
her şey bana dur demiş kulağım darbe almış duymamışım
sonuna kadar aşk ya sadece inanmışım

koşmuşum düşmüşüm kalkmışım
sevişmek sevmekten gelir inanmışım
elimden tuttuğunda öyle bir güvenmişim ki
bize bir şey olmaz sanmışım

mayın tarlasında bir adam sevmişim aşk sanıp da
soyunup korkusuzca çırılçıplak kalmışım
aşk filmlerinde olur ya işte öyle sevmişim
sonunda bedenim sağlam bulunmuş yüreğim paramparça

Rütbeli Paşa
28.09.07, 12:02 PM
Iyi Kötü / Dans Pisti

Biriyle fena halde konuşmaya ihtiyacım var
biriyle fena halde dertleşmeye
evimde ne sıcak bir tabak yemeğim var
ne de televizyonun sesinden başka ses

ama içimde bi' yerlerde sabır taşı gizli sanki
doğduğum günden bugüne orda duruyor
sessiz bir kaya düşün deniz kıyısında yalnız
dalgalara göğüs gerip soğuktan üşüyor

ne ahlak ne de sevgi gökten dünyaya indi
insanlık istedi keşfetti hepsini
dün doğmuş bir bebeğe bile girebilen mikrop misali
içimizde hem kötü var hem iyi

hangisi daha güçlü diye beklemektense
heyecanla attım kendimi dans pistine

ayrı ayrı hepsiyle dans edecektim
biraz sohbet ederek çözmeyi deneyecektim
neden böyle olmuşuz nerelerde kaybolmuşuz
aklımdaki soruların hepsini soracaktım
"senin ne haddine böyle şeylerle uğraşmak?"
Diye soran hazırcı tembel sen misin?
Böyle yaşlanmak olmaz seninki eskimek, çökmek
ruhu küskün bomboş bir bedensin
kelimeler yetse daha neler neler buldum
elimle koymuş gibi huzurluyum
geniş ve loş bir yer istersen sen de bir uğra
doğru yanlış iyi kötü herkes orda

hangisi daha güçlü diye beklemektense
heyecanla attım kendimi dans pistine

ayrı ayrı hepsiyle dans edecektim
biraz sohbet ederek çözmeyi deneyecektim
neden böyle olmuşuz nerelerde kaybolmuşuz
aklımdaki soruların hepsini soracaktım

Rütbeli Paşa
28.09.07, 12:03 PM
Hoşçakal

Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum,
Bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm
Bu garip bir veda olacak
Çünkü aslında hep içimdesin
Ne kadar uzağa gitsem de
Gittiğim her yerde benimlesin
Söylenecek söz yok,
Gidiyorum ben...
Hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal
Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya,
Şahlanıp gitmek içimde var
Hoşçakal..
Biraz su biraz yeşillik her yer benim evimdir
Taşırım dünyayı sırtımda
Her dil benim dilimdir
Ama söylenecek söz yok gidiyorum ben..
Hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal
Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
Şahlanıp gitmek içimde var
Hoşçakal..

Rütbeli Paşa
28.09.07, 12:04 PM
Çakıl Taşları

Benim çakıl taşlarım var irili ufaklı
Kaybolduğumda yere yayıp yol yaptığım
Çakıl taşlarım var her yerden topladığım
Boşluğa düştüğümde oyunlar yaratıp oynadığım

Benim bir sözlüğüm var unutulmuş bir dil
Oysa ki içinde her şeyin anlamı gizli
Benim bir gözlüğüm var sol camı kırıldı
Taktığım zamanlarda içini gösteren adeta

Sen hiç hiç oldun mu, birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
Düştün mü sen

Benim hiç boyanmamış dört duvarım var
Çatlaklarından sızıp içinden geçtiğim
Benim hiç yıkılmamış duvarlarım var
Dikkatle baktığımda ardını gördüğüm adeta

Sen hiç hiç oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
Düştün mü sen

Benim bir hikayem var sonunu yazmadığım
Benim bir sevgilim var henüz tanışmadığım
Benim umudum var benim umudum
Benim umudum var benim umudum

Sen hiç hiç oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen

Hiç oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
Düştün mü sen.

Rütbeli Paşa
28.09.07, 12:08 PM
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]

Rütbeli Paşa
28.09.07, 12:09 PM
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]

[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]

Rütbeli Paşa
28.09.07, 12:11 PM
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]

Rütbeli Paşa
28.09.07, 12:11 PM
[Linkleri görmek için üye olmalısınız...]

Sago
28.09.07, 12:44 PM
ya hem çok guzel hem zekı hemde çok sempatık nescafe 3 ü bır arada gıbı :D:D:D

Rütbeli Paşa
28.09.07, 13:10 PM
aynı ben :c:

key_20
28.09.07, 15:30 PM
benziyo biras gerçekten
kıvırcık saçlar felan

Türkçe_Rap
28.09.07, 15:48 PM
yaa çok seviom şebnem ferahı yaa :) onun için bazen sırf rock dinlediğim oluyo :c:

key_20
28.09.07, 16:08 PM
bis radyo açtığımızda çalıyoz şebnem
sarhoş açıyo bnm için bu aşk fazla sana
en sevdiğim şarkısı zaten

Rütbeli Paşa
28.09.07, 17:04 PM
ehehehehhe sen iste cnm;)

gunherdi
02.10.07, 12:55 PM
keşke bahar şenliklerine bu sene o gelse ya,tam süper olur