PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kadınların bitmeyen evlilik hayalleri


ARİF
11.10.07, 17:43 PM
Kadınların bitmeyen evlilik hayalleri
Kadınların böyle bir sorunu var işte, evlilik hayali kurmadan yapamıyorlar. Hadi ‘sorun’ değil de, ‘durum’ diyelim. İzmir’de yaşayan kuzenimle-dayımın kızı ile gece yatınca, aynı çocukluğumuzda olduğu gibi hayallerimizden söz etmeye başladık. Bana eğer evlenirse, diktireceği gelinlikten söz etti. Bir an, zaman zaman aynı şeyi düşündüğümü anlayıp irkildim. Başkası söyleyince ne tuhaf geliyor oysa. Kocaman kadınlarız artık, ne evliliği, ne gelinliği falan diyecek oldum, sustum hemen. Çünkü bunun yaşı, zamanı yok ki. Kadınlar da tıpkı erkekler gibi, düşlerinin peşinden koşmayı bırakamıyorlar.

Kırkını çoktan devirmiş, kariyer, şöhret ve çocuk sahibi, Hülya Avşar da boşandıktan daha bir ay sonra, ‘bir kır düğünü’ düşlediğini söylemedi mi?

Dışarıdan bakınca, bu kadın daha ne ister ki, gibi bir düşünce belirebilir. Ama bir kadın, aşk ister özünde.

Evlilik ve gelinlik hayallerinin de altında bu yatmıyor mu? Kuzenim bana “Eğer unvanlı biriyle evlenirsem (yani kral veya prens, hadi bilemediniz kont, marki, lord da olabilir diye düşünen süper uçuk bir kızdır kendisi) kontes kıyafeti gibi bir gelinlik giyeceğim ama unvanlı biri değilse de gelinliğim otantik olacak” dedi. “Ne saçmalıyor bu kız!” diyemem çünkü, aynı hayallere dalıyorum itiraf edeyim.

Prenses Diana evlendiğinde, küçücük bir kızcağız olsam da, onun yerinde olmak isteyenlerden biriydim netekim. Prens Albert’a yıllarca mektup yazdım üşenmeden ve pes etmeden. Gerçi bir röportaj yapıp tanışabilirim ama artık istemiyorum onu.

Erkeklerin; araba, cep telefonu ve elektronik eşyalara olan ilgisi gibi bir şey mi acaba? En çok merak ettiklerimden biri de bu, acaba aile bu şekilde yetiştirmese, bir kız çocuğu arabalarla, oyuncak silahlarla büyütülürse, gelinlik hayali kurmaz mı?

Bir başka kuzenimde bu sorunun cevabını buluyorum hemen. Yıllarca spor yapan ve erkeklerle, tıpkı erkek gibi büyüyen bir kız. Ne bir gün etek giyer ne de makyaj yapar. Ama onu sevdiği adamdan ayrılmış görünce, içim burkuldu, “Evlenecektik” deyivermişti çünkü, içini çekerek.

Hülya Avşar kocasını, pardon ex kocasını delirtmek için ‘köy düğünü, aşk evliliği’ lafları ediyor da olabilir. Onun gündeme gelmek gibi bir derdi yok ki!

Gerçekten bir erkeğin güçlü kollarıyla onu sarmalamasına ve bir erkeğin ‘kadını’ olmaya ihtiyaç duyuyor.

Tek başımıza güçsüz müyüz, tek başınalık bir ceza mı, gerçekten herkes ruh ikizini mi arar? (benim gibi üçüz, dördüz arayanlar da vardır herhalde) Bilmiyorum. Arayış ve pes etmeyiş var.

Yine geçen gün bir bistroda, iki arkadaşımla (biri çok izlenen bir dizinin yönetmeni ve diğeri çok popüler bir mankenlik ajansının yöneticisi) yemek yedik. Merlot eşliğinde üç kadın, ilişkilerin altından girdik, üstünden çıktık ve aslında, genelde çok şanslı olduğumuza karar verdik. Herkesin dertleri, sıkıntıları, beklentileri, hayalleri, hayal kırıklıkları vardı ama sağlığımız ve ayakta sapasağlam kalışımız için şükrettik. Her şey ‘aşk-ilişki-sevgili’ değildi ki. Gecenin sonunda herkesi evine bıraktım ve birbirimize el sallarken, eminim hiç birimiz geceyi yalnız geçiriyor olmayı tercih etmiyorduk.

EmRuLLahPaşa
15.10.07, 15:26 PM
Gerçekten bir erkeğin güçlü kollarıyla onu sarmalamasına ve bir erkeğin ‘kadını’ olmaya ihtiyaç duyuyor

u_k_a_l_a
16.10.07, 15:13 PM
evet paşa çok doğru katılıorum sana

melankoli
31.10.07, 06:50 AM
hımmmmmmmmmm

EmRuLLahPaşa
11.11.07, 08:04 AM
heeeeeeeeeeeeeeeeeee